• 3 sene önce
  • 2Dakika
  • 406Kelime
  • 41

22 (2)

Varoluşta ilk aşk yaratıldı. Sonra yaratılmışlar kendi oyun alanlarında çeşitli yaratımlar yaptılar. Var oluştaki gerçekten bir parça aldılar yarattıkları her oyunda. Bazı oyunları ilahi gerçekliğe yaklaştırabildiler. Bazılarını ise ne yazık ki gerçeklikten çok saptırdılar. İşte içlerinde ilahi gerçekten en çok sapmış olan aşktı.

Yaratan onu öylesine saf yarattı ki AŞKın gerçekliğine ulaşanda AŞKtan başka bir şey kalamıyordu. Her şey ona dönüşüyordu. AŞKı kirletecek hiçbir şey evrende yok.

AŞKın sırrı vardı o sır onu bu kadar saf yapıyordu. Bu kadar saf tutuyordu.

İnsanlar o sırrı bilmeden aşk oyununu yarattılar. O sır olmadan hiçbir şey aslı gibi olamıyordu. Aşkın gerçek sırrı olmadığı için aşk ona yüklenen gerçek olmayan tanımlardan bambaşka bir hale dönüştü. Ama insanlar gerçeğe gözlerini ve kalplerini kapamayı seçtikleri için; içinde kıskançlık, nefret, kısıtlama, sahiplenme gibi aşkın özünde olmayan birçok etiket yapıştırılmış olan aslında tanımsız olan duyguyu aşk sandılar. Aşık olduklarını söylediler. Varoluştaki gerçek AŞK insanların kendine ulaşmasını istiyordu. Bunun içinde kendini aşık diye tanımlamışların etrafında onları kendi karanlıklarından arındırmak için bildiklerini o kişinin hayatına dahil ediyordu.

Gerçeğin dönüşümü kolay olurken suretin dönüşümü zorlu oluyor. Suretin içindeki yabancı madde görünür olsun diye AŞK ona özünü akıtır. İnsanlığın çoğu dönüşüme o kadar kapalı ki ne kendine ne de aşka hizmet etmeyen duygu ve düşüncelerden özgürleşmek istemiyor. Sonra yaşadıklarını da aşk acısı diye tanımlıyor. Gerçek AŞKın hiçbir anında acı yoktur. Bu da kendi yarattığı ilüzyonlardan biri.

Haydi, artık AŞKın gerçeğini yaşamaya kendinize izin verin. Bırakın eski aşk diye tanımladığınız aşk olmayan her şeyi de AŞK arındırsın.

21.11.2017
Yasemin Derya Metin

You may also like