Ataerkil Toplumda Gelin Olmak
Başlığım çok feminist bir yaklaşım olsa da amacım feminizm değil. Kollektif bilinçte şifalandırılması gereken bir alanın fark edilmesi için yazıyorum.
1999 yapımı Kaçak Gelin (Runaway Bride) filminin farklı bir versiyonunu rüyamda yaşayınca bu alanın derinliğini fark ettim. Zaman zaman haberler, filmler, diziler, kitaplar ya da yaşayanların deneyimine şahit olarak; çocuk gelinler, berdel ve hiç tanımadığı erkeklerle çeşitli zorunlu sebeplerle evlenen gelinlerden haberdar olduk. Kimisine bu film dedik sırtımızı döndük kimisine de belki kader dedik sırtımızı döndük. Biz şifalandırmadıkça kollektif bilinçte bu konu çok ama çok dallandı budaklanarak varlığını sürdürüyor.
İnsanın kültürel gelişiminde şu an modern olan toplumlarda bu konuyu deneyimlediler. Günümüzde dünyada hala deneyimleyen insanlar da mevcut. Zorunda oldukları için rızası alınmadan evlendirilen genç kızlarımız ve kadınlarımızın yaşadığı travma kollektif bilinçteki, evlilik programını deneyimleyen ya da evlenmek isteyenler de devreye giriyor. Bu sadece kollektif bilinçte olan bir durum değil. Atalarımızdan herhangi bir kadın böyle bir evlilik deneyimlediyse bu travma genetik kodlarımızda bulunuyor.
Gördüğüm rüyadan sonra sabah yaptığım çalışmada evlenmek isteyip evlenemeyenlerin alanında bu korkunun baskın bir program olduÄŸunu fark ettim. Bu konu sadece kollektif bilinçle ya da atasal gen ile kadınların alanına dahil olmuyor. KiÅŸinin geçmiÅŸ yaÅŸamları da bunu etkiliyor. Zorla evlendirilmiÅŸ olduÄŸunuz ya da birilerini zorla evlendirdiÄŸiniz yaÅŸamların kaydı da bu programı arındırmanız için sizin alanınızda bekliyor.Â
Kadınlar bu çalışmayı üç alandan en az birinden dolayı yapmaları hem kendilerine hem de insanlığa hizmet eder. Erkeklerin de kendi atalarından bunu deneyimlemiş kadınların genetik kodu alanında olabileceği ya da geçmiş yaşamlarında kadın olduğu yaşamlar varsa ve bu zorla evlendirmeyi deneyimledilerse ya da hangi cinsiyette olursa olsun birini zorla evlendirdilerse; yine erkek olup, bir kadınla rıza dışında zorla evlendilerse bu program onların alanında şifalandırmak için bekleyen bir program oluyor.
Şifa Çalışması
Kalbinde “benim zorla evlenme ya da evlendirilme ile ilgili çalışma yapmam gerekiyor mu?” sorusuna “evet” cevabını alanlar aÅŸağıdaki niyetle meditasyonu yapabilirsiniz.Â
“Åžu an benim alanımda aktif ya da pasif zorla evlendirme ve/veya zorla evlendirilme programları varsa bu konuda yaÅŸanmış olan her ÅŸeyin saf AÅžKa dönüşmesine niyet ediyorum. Tüm etkileÅŸim alanında olan insanlarla ilgili alanda her birimizin ilahi olarak hak ettiÄŸi, ruhsal planımıza uygun AÅžK ÅŸifası aksın. EÄŸer bu deneyimin etkileÅŸim alanında olanlardan herhangi biri olanların AÅžKa dönüşmesini kabul etmiyorsa, onun seçimine saygı duyuyorum. Ben hak ettiÄŸim ÅŸifaya talibim. Derin ve saf ÅŸifayı hak etmem için bilmem gerekenler varsa bunu da ruhsal rehberlerim bana anlayacağım ÅŸekilde görünür kılsınlar. Bu alana ait tüm sorumluluÄŸumu yüzde yüz alıyorum. Benim ötemdeki her ÅŸey Yaratıcı’ya teslim ediyorum.”
Bu program her insanın alanında birbirinden farklı şekilde bulunuyor. Bu nedenle çalışmayı bir kaç kere ya da daha fazla tekrarlamanız gerekebilir. Bunun cevabı kalbinizde. Kaç kere yapmanız gerektiğini kalbinize sorun. Çalışmanın zamanı kısa olsa da etkisi derin. Onun için çalışmayı lütfen sadece günde bir kere yapın.
Hem bize hem de insanlığa şifa olsun. Olan her şey AŞK olsun.
28.12.2021

