Donma veya Eyleme Geçme
Burada yazacaklarımı kimseyi suçlamak için değil, kendimi zayıf olarak tanımlayıp; kendime olan kızgınlığımı şefkate dönüştürmek adına yazıyorum.
Bu dünyaya hepimiz kendimize özgü bir ruhsal planla geliyoruz. Bu plan doğrultusunda da Yaratıcı’nın her birimize vermiş olduğu özel korumalar var. Bu korumalar nedeniyle yaşadığımız deneyim bize zarar vermiyor. Doğduğumuzda henüz beynimiz karar verme yetisinde olmasa da ruhumuz her zaman bilge ve karar verme yetisine tam olarak sahip.
Yazının buradan sonrası kendi yaşamımdaki farkındalıklar. Bu bilgiye ben kendi kendime ulaşmadım.
Yıllar önce okuduğum Robert Schwartz’ın Cesur Ruhlar kitabında bulunan birinin ruhsal plan deneyiminin çözümlenmesiydi. O insanın ismini ve tüm detayları hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla doğum sonrası bebek kuvöze konuluyor ve oradaki ışık nedeniyle kör oluyor. Kendi ruhsal plan rehberleri bu körlük gelişince o bebeğin ruhu ile temasa geçiyorlar ve ruhsal planının gören bir insan olarak planlandığı görme engelli olarak yaşamak istemezse ölümünün gerçekleşebileceği bilgisini veriyorlar. O da yaşamayı seçiyor ve bunun üzerine görme engelli olarak yeni bir plan sunuluyor.
Benim doğum sürecim zor olmuş, doğduğumda nefes almıyormuşum. Ebenin suni solunum yapması ile nefes almaya başlamışım. Annemin anlattığı bu doğum bilgimi zihinsel düzeyde çoğunlukla unutsam da kendim için yaptığım çalışmalarda çok sık bu ana gidip şifa çalışması yapıyorum. Çalışma yaptığım aralık sık olunca da kendime söyleniyorum. Kızgın söylenmelerim sonrası tatlı melekler o anda yaşanmışları bana tamamen açmasalar da aklımı yaşanan deneyimin gerçekten zor olduğuna ikna ediyorlar. Sonra söylenmeden ancak yine de biraz aceleci bir tavırla hadi, Yasemin bir an önce şu yaşanmışlığı dönüştür, 46 yıl geçti daha ne bekliyorsun alt programı ile çalışmalar yapıyorum.
Aslında bu yaşadığım deneyimin biyolojik beden açısından büyük bir travma kaydı olduğunu ve bu kaydında çok kolay dönüşemeyeceğini bu yıl okuduğum Peter A. Levine’nin Kaplanı Uyandırmak ve Jasmin Lee Cori’nin Travmayı İyileştirmek kitapları ile anlamış bulunuyorum. Anlamış olmam bu salyangozdan ve tembel hayvandan daha yavaş dönüşümümü kabul edebildiğim anlamına gelmiyor 😊
Tatlı meleklerim bana yaşananların ne kadar kompleks olduğunu açtıklarında bu zamana kadar yaptığım meditasyon kayıtlarının ve yazıların travmayı sağaltmaya vesile olduklarını anladığımda onlara teşekkür ediyorum.
Donma
Bir deneyimin insan için travmaya dönüşmesi o insan o deneyim esnasında donduğunda meydana geliyor. Bu donma aslında bir savaş meydanın ortasında kalmanıza gerek olmadan da gerçekleşebiliyor. Benim kendimde bulduğum donma deneyimleri;
- Yaşadığım hastalıklar esnasındaki teşhis için yapılan işlemler esnasında biyolojik bedenimin mahremiyetine işlemi yapan doktorlar ya da sağlık çalışanları tarafından önem verilmediğinde.
- Hastalıkların tedavisi esnasında yaşadığım fiziksel acının biyolojik bedenimdeki yükünü tolere edemediğimde.
- Eğitim hayatımda uysal ve çalışkan bir öğrenci olmama rağmen beni öğretmenlerimin ya da hocalarımın hakkımı savunamaz hale getirdiği zamanlarda.
- İş hayatımda zorba olan üstlerimin mobbingine sessiz kalmak zorunda olduğumda.
- Sosyal yaşantıda benden yaşça büyük insanlar haksız olsa dahi onlara saygısızlık yapmadan kendimi nasıl ifade edeceğimi bilmediğim için sustuğumda.
Bunların hepsinin temelinde yatan duygu da benim için korku. Beni korkutan insanlara rağmen harekete geçebilmek aslında mümkün bir insani eylemken beni bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum.
Eyleme Geçme
Benim bu donma deneyimini sağalmam için ruhumun bende olduğundan emin olduğu aşk duygusuna bağlı olan cesaret hissimin gücü ile hareket etmek. Ben kendimi durdurmak için cesareti korkusuzlukla eşleştirmişim. Sinirbilim uzmanı Prof. Dr. Sinan Canan’ın sohbetlerinde sık sık ifade ettiği korkmaya rağmen adım atmaya cesaret denildiğini ifade etmesi ile bende o zaman kendime Yasemin, bak korkularının hepsinden tamamen kurtulmak zorunda değilsin. Onlarla birlikte yürümeye başla, sen hareket ettikçe onların büyük kısmı zaten senden ayrışacak. Hatırlatmasını kendime sık sık yapıyorum.
Ben bu hatırlatmayı kendime yapsam da maşallah ülkemizde sık sık kaotik deneyimler yaşanıyor ve bu da kollektifteki korku programını büyütüyor. Bu program büyüdüğünde de DNA’mda suskun hale gelmiş korku ile bağlantılı kodlarım yeniden aktive olup devreye giriyor. Bu devreye girme ile birlikte ben ya eski meditasyonlarla ya da yeni meditasyonlarla kollektif bilinci arındırmaya başlıyorum. Yaşanmış travmaların bu kadar sürede tamamen sağalamaması da doğduğum günden bu zamana kadar ülkede yaşanmış kaotik deneyimlere bağlı. Son 16 yılda bu programları arındırmayı bilinçli olarak yapıyorum. 30 yıl boyunca ülkece yaşadığımız her şey gelip, yapıştı alanıma onun için yaptığım çalışmalar 30 yıllık toplumsal süreci de kapsadığından olağan bir şekilde çok hızlı şifalanamıyor.
Bu deneyimi benimle birlikte yaşamış yaşıtım çok sayıda insan var. Onlar eyleme geçmişken benim geçememiş olmamı ben ilk zamanlarda zayıflık ve mızmızlık olarak tanımlıyordum. Enerjisel olarak durum şöyleymiş. Benim ruhsal planım aslında doğarken bitmiş. Ebe bana suni solunum yapmadan bana ruhsal rehberlerim tamamlandığını söylerken ruhum yaşamaya devam seçimini yapmış. Bu seçim nedeniyle benim herhangi bir doğuştan olan enerjisel koruma programım olmamış. Bu nedenle de başka insanlar aynı deneyime maruz kaldığında onların enerjisel koruması olduğundan onlar bu deneyimden etkilenmezken benim korumam olmadığından ben oradaki tüm kaosu iliklerime kadar soğurmuşum. Bu örneği dünyasal deneyim açısından şöyle örnekleyeyim. Beyaz tenli bir insan yazın denize girerken yüksek korumalı bir güneş kremi sürmeden uzun süre güneş altında kaldığında nasıl kızarıyorsa bende buna benzer deneyimleri her kaotik deneyimde yaşıyormuşum.
Bu bilgiyi şunun için yazdım. Ailece ya da bir grup insanla siz aynı deneyimi yaşarsınız. Bu deneyim bir kısmını hiç etkilemezken bazılarını etkileyebilir. O etkilenen insan dikkat çekmek ya da ilgi görmek adına bunu yapmıyor olabilir. Bu deneyimin o insan ya da kendimiz için gerçekten bir travma olup olmadığına önem göstermemiz gerekir. İleride fiziksel olarak bizi hareketsiz bırakmaması için fark ettiğimizi şifalandırmak önemli.
Benim travmayı sağaltma konusunda konuyu illa birine anlatma zorunluluğu rahatsız ettiğinden sağaltma konusunda zihinsel düzeyde sıkışıp kalmıştım. Zihinsel olarak yolu ararken aslında yine ruhum kendi bilgeliği ile beni şifalandırmaya başlamış. Travmaların biyolojik bedenimdeki semptomları arttığından beri maharetli olmasam da örgü örüyorum. Youtube’daki maharetli hem cinslerim uydurduğum modelleri giyilebilir forma dönüştürmeme aracılık ediyorlar. Tabi kıyafetlerim ortaya çıkarken kaç kere örüp söküyorum orasını artık takip etmeyi bıraktım 😊 örgüde tıkandığımda kâğıdı kalemi elime alıp, bir matematik problemi gibi konuya yaklaştığımda arttıracağım ya da eksilteceğim yerleri yazınca hemen çözümü buluyorum.
Örgü ile eyleme geçip, kendi travmalarımı nasıl çözdüğümün eşleşmesi şöyle. Hayatımda aklıma geldikçe örgü ördüm. Ancak bu örgüleri hep annem tasarladı ben de onun bana öğrettiği şekilde ördüm. Bu nedenle de beynimdeki öğrenme ve bilgi işleme ağı otomatik faaliyette değil. Örgüyü kendime uygun örebilmek için odaklanarak örmem gerekiyor. Aklımın başını alıp gitmemesi gerekiyor ki anda kalıp o sürece odaklanabileyim. Tabi benim aklım bu programa uyar mı hayatta uymaz. Alıp başını bir yerlere gidiyor. O gittiği düşünceler diyarında keyifle zaman geçirirken örgüyü yanlış örmüş oluyorum 😊 Aklım başıma gelince aman ne olacak böyle giyersin diye beni kandırmaya çalışıyor. Çok çalışkan olmadığımdan ve örgüyü bir an önce bitirmek istediğimden önce onun kandırmasına uyup biraz daha örüyorum. Sonra bakıyorum yaptığım Allah’ın bize sunduğu Latîf esmasına uymadığından yanlış ördüğüm yere kadar söküyorum. Bu defa aklım bakıyor ki ben kanmıyorum eskiden durduğundan daha uzun bir süre benim dünya realitemde duruyor. Süreler uzun olsa da yine kaçıyor tabii ki. Bu aklımın kaçmasının bir sebebinin de travma sürecinde ifade edilen ayrışma disosiasyon deneyimin bir parçası olduğunu fark ettim. Aklımın çok eğlenceli olan düşünceler diyarında kalmak için bedenimden ayrışmaması için ustalaşmadığım bir eylemi daha sık yapmaya çalışmak aklımı bedenimde daha uzun süre kalmaya zorluyor. Aklımın bedenimde kalması için düz örgü örmek yerine basit modeli olan örgü örüp, onun da eğlenmesine aracılık edecek matematiksel yollara başvuruyorum. İnternette arayıp bulamadığım tembel işi pratik çözümleri kararlılıkla söküp ördükçe aklım bir çözüm buluyor.
Travmanın sağaltılması herkes için aynı değil. Ben kendim için en huzurlu ve güvenli yolu bularak ilerlemeye çalışıyorum. Bunun içinde sadece kalbime doğanlarla değil, bu konuda çalışmalar yapmış insanların kitaplarını, yazılarını ya da videolarını izleyip kendime yol haritası oluşturmaya çalışıyorum.
Yaşadıklarımdan dolayı Allah’ı ya da diğer insanları sorumlu tutmama konusunda çok başarılıyım. Aynı başarıyı tespit ettiğim konunun benim için travma oluşturmuş olmasından dolayı kendime kızmadan yaparsam cesaret adımlarım çok daha eğlenceli olacak. Travmalarımı saf neşe ile dönüştürmenin kendimce yolunu bulacağıma inancım tam 😊
01.05.2025

