İçeriğe geç

İnsanın Sınavı – Cinsiyet 

  • 2 hafta önce
  • 5Dakika
  • 1526Kelime
  • 49Görüntülenme

İnsanın Sınavı – Cinsiyet 

2010 yılında İslâmiyet konusunda okumalar yapmaya başladığımda Nisâ Suresi’nin mealini okuduktan sonra oldukça isyankâr bir sorgulama içine girmiştim. Ben isyankâr olsam da Allah konuyu anlamam için bana oldukça şefkatli bir öğrenme süreci sunmuştu.  

Allah’ın kadın ve erkek her iki cinsiyete verdiği değer aynı olsa da hem günümüzde hem de geçmişte insanlar bu değeri birbirine vermeme konusunda oldukça istikrarlı. 

Gece yatmadan yine kadın ve erkek eşitliği konusunda aklımda sorularla ve kalbimde sıkışıklıkla şifa için alanıma Torus Mate Gökadası Varlıkları’nı davet edip uykuya daldım. Uyku zamanımda kâbus ve rüya karışımı zihinsel senaryo boyutlarında dolaştım. Sık sık uyandım. 

En son enerjisel niyetlerimi tamamladıktan sonra açığa çıkan bilgi şu oldu “Allah için erkek ve kadın her ikisi de eşit ve insan kimliğinde. Düalite sınavı gereği Allah şeytanî formlar aracılığıyla kadını erkekle, erkeği kadınla sınava tabi tuttu.  

Kadının erkeğe, erkeğin kadına yaklaşımı Allah’ın yaratılış hikmetinden değil. İnsanın şeytanî formlara kanmasından kaynaklı.” 

Bu bilişin açığa çıkması kalbime huzur verdiğinden, ben yıllardır aradığım cevaba ulaştım. 

Açılım 

Benim gibi bu konuda aklı karışmış ya da kalbi mutmain olmayanlara bu kısa cevabın bana sunulan açılımını size aktarayım. 

Şeytan, Hazreti Âdem yaratıldığında topraktan üstün olduğunu iddia edip, Âdem’e secde etmeyerek cennetten kovulup iblis olduğunda, Allah’tan insanların ne kadar zayıf olduğunu kanıtlamak için izin istedi. Allah da bu izni ona verdi. Bunun üzerine iblis, tekâmülsüz plana dahil olup, insanı kendi tarafına çekecek kendine çeşitli şeytanî yardımcılar ya da köleler yetiştirdi. 

İşte bütün bunları erkeğin ve kadının üstünlük sınavına her insanı kendi zaaf tuzağıyla yakalamak için çok zeki planlar oluşturdular. İlim, spiritüellik, din ve bilim aracılığıyla her devir için her insana kendine özgü üstünlük şarabını, meyini hazırladılar. Allah’ın koruduğu peygamberler dışında her insan bu sınav döngüsüne uzun ya da kısa süreli girdi. Kimisi sınavı bitirdi kimisi de ömrünün sonuna kadar bu sınavda kaldı.  

Kendi adıma ben şeytanî formlarla olan bu sınavımı henüz veremedim. Kendi sınavım erkeği değersizleştirmek ya da kadını yüceltmekten ziyade işleyişi anlamlandırma ihtiyacımdan dolayı devam ediyor. Dilerim bu cevap artık orada oyalanmayı bırakmama vesile olur. 

Bu üstünlük programı bana kadın ve erkek üzerinden açılmış olsa da tek bir işleyişi yok. Çok sayıda ana başlık ve alt başlığa sahip bir sınav bu. Bu yazıda sadece konuya karşıt cinsiyet üstünlüğü üzerinden açıklayacağım. 

Karşıt Cinsiyet Üstünlüğü 

Hayat içinde altı ayrı yerleşim yerinde Türkiye’nin coğrafi olarak yedi bölgesinden insanlarla bir arada yaşadım. Bu nedenle kendi gözlem saham Türkiye’de yaşayan insanlar. Etkileştiğim kültürlerde daha çok ataerkil programlar aktif olduğundan kültürel ve dini olarak çoğunlukla kendini kadından üstün gören erkeklerle karşılaştığımdan erkeğin kadını neden değersizleştirmeye çalıştığını anlama yolculuğuna bilinçsizce başladığımı geçmişime bakınca fark ediyorum. 

2001 yılında beyaz yaka olarak fabrikalarda çalışmaya başlayınca, eğitim seviyesi ve kurumsal hiyerarşideki ünvanların gücü ile ortaya çıkan beyaz yaka kadının mavi yaka erkeği değersizleştirmesine şahit olmaya başladım. Bu defa bunu anlamak için bu sadece gözlem yapmak yerine gözlem ve bilimsel disiplinlerle kadının erkeği değersizleştirmesini anlam yolculuğuma daha bilinçli dahil ederek devam ettim. 

2010 yılından sonra ise bilgi ve gözlem saham ve konuları analiz etmem daha da genişlemeye ve derinleşmeye başladı. Fiziksel ya da internet aracılığıyla etkileştiğim insanlarla olan iletişimi zihinsel, enerjisel ve kalbi olarak bakarak neden hâlâ insan kimliğinde özdeğer ve özsaygı temelinde eşitlikçi olamadığımızı anlam yolculuğuma dahil ettim. 

Kaç yaşımdayken bunları düşünmeye başladığımı hatırlamıyorum. 10 yaşındayken yaşanan siyasi gelişmeleri sorguladığımı hatırladığımdan matematiksel bir hesapla 37 yıldır insana dair konulara kafa yoruyorum. 2015 yılından itibaren de bu konularla ilgili anladıklarımı yazılı ya da sözlü olarak paylaşıyorum. Paylaştıklarım toplum olarak bizi henüz iyileştiremedi. Hatta sosyal medya ile birçok insanın daha da gerilemesine aracılık ettiğini görünce insan olarak ömür döngümde bu konuyu çözümleyemeyecek olsam da en azından kendim için ve benim gibi düşünenler için bulduğum minik çözümleri ruhumuzu ferahlatmak için paylaşıyorum. 

İnsan eşitliği bizim insan olarak şeytanî formlarla kendi bireysel sınavımız. Bu sınavın bilinç düzeyinde farkında olmazsak Allah’ın insan olarak kendi olgunlaşma yolculuğumuzdaki bize hazırladığı yaşam dersimiz olan ego/nefs arınması ile karışabilir.  

Bu arınmada çoğunlukla kendi karanlığımızdan ya da gölgemizden kaçtığımız için Allah, arınmamızı gerçekleştirmemiz için hayatımıza bir insanı dahil ediyor. Bu insan bizim kendi karanlığımızı ya da gölgemizi bize görünür kılıp, ondan özgürleşmemiz için bizi zorlayabiliyor. Bu zorlama içinde hem biz hem de bizim dönüşümüzü gerçekleştirmek için hayatımıza dahil olan insan, insan eşitliğinde kendi şeytanî alanı ile sınavı vermeye devam ettiğinden; karşısındaki insanı arındırmak için rahmani bir şekilde mi yoksa kendi şeytanî sınavındaki üstünlük döngüsü nedeniyle şeytanî bir şekilde mi o insan yaklaşıyor bunu ayırt etmek kolay değil. 

Arınma  

Bu yazdıklarımı konuyu karıştırmamak için bir kişi üzerinden yazmış olsam da hepimiz bu döngü içinde arındırıcı ya da üstünlük taslayıcı olarak bulunduk. Bu nedenle arınma niyetini çift yönlü yazacağım. 

“Allah’ım hayatımın herhangi bir anında erkek ya da kadın cinsiyeti üzerinden şeytanî sınavımda başarısız olduğum ve herhangi bir insana üstünlük taslayıp, onu değersizleştirdiğim anlarda etkileştiğim insanların ruhuna sunacağım özrü onlara ulaştırmam için bana izin ver. Yarattığın herhangi bir insanı cinsiyeti nedeniyle değersizleştirerek dolaylı olarak Sana yaptığım saygısızlık için de Senden af ve bağışlanma diliyorum. 

Allah’ım, yarattığın herhangi bir insanın kendi karanlığı ya da gölgesindeki ego/nefs saflaşması için onun yaşamında olduğum anlarda Senin benden beklediği cemali yaklaşımından daha çok cemali bir halde olup, onun arınmasını geciktirdiysem, Senin benden beklediğin celali hallerden daha çok celali hal içinde olup hakkını yediysem bunun için Senden af ve bağışlanma diliyorum. O insanla ruhumun kaderini Senin katındaki dengeye getirebilmem için bana yardım et, yol göster, izin ver. 

Artık kendi şeytanî üstünlük sınavımı verirken ve Senin için insanlığa hizmet ederken düşüncemi, hissimi, duygumu ve davranışımı Sana hizmet eder hale yöneltebilmem için zihnime, mizacıma, kişiliğime, egoma ya da nefsime yardım et. Ne kendimin ne de yarattıklarının hakkını yememek için bana hak ettiğim bilgeliği bahşet ve beni koru. 

Âmin.” 

27.03.2026 

Bu sitedeki tüm içeriğin enerjisel alanı kişinin dünya ve doğa ile ilişkisindeki saygıya göre değişir. Kişi dünyaya karşı fiziksel ve enerjisel çevre sorumluluğunu aldığında enerji alanı hak edişince artar. Kişi dünyaya karşı umursamaz ve sömürü temelinde olursa enerji alanı hak edişince azalır.
_