Kendi Gölgemizle İlişkimiz

Ortamda doğal ya da yapay bir ışık kaynağı olduğunda ışık kaynağının tersi yönde ismine gölge dediğimiz bir forma sahibiz. Bu kavramın aynısına her parçamızda sahibiz. Ruhun gölgesi, zihnin gölgesi, bedeninin gölgesi (fiziksel olarak görebildiğimiz tek gölge), egonun ya da nefsin gölgesi, kalbin gölgesi, yüksek benliğin gölgesi, özışık benliğin gölgesi. Yüksek benlik ve özışık benliğin gölge tarafı olmasına önce şaşırdım sonra onların da düalitenin yasalarına tabii olduğunu hatırlayınca mantıklı geldi. Biz kutupluluğu yani düaliteyi tam olarak birlediğimizde gölgelerimizin de hepsi de kendinin tersi olan ışığa dönüşecek.

Bu mümkün mü? Evet mümkün. Kolay mı? Herkese göre bu sorunun cevabı değişken. Bazılarımıza göre kolay, bazılarımıza göre zor. Ben zor olanlardanım 😉 

Şu an yazıyı yazarken fark ediyorum ki özışık benliğim de dahil tüm parçalarımın gölgesi ile karşılaşmışım. Bu karşılaşmaların çoğunda zihnim bilinçli olmadığı için çok zorlanmamışım. Hepsi ile aynı anda olmasa da bir olduğum zamanlar olmuş. Artık yaşam yolculuğumdaki hem benim bireysel konularıma hem de kollektifteki konulara göre zaman zaman büyüyor. Hepsinde bir olmanın kaydı olduğu için artık deneyimlenen durum ne olursa olsun ışığın dengesi olması gereken zamanda ortaya çıkıyormuş. 

Burada dengenin ortaya çıkabilmesi için en önemli nokta kendi kendimizi yargılamamak. Gölge görünür olmazsa biz onun varlığından haberdar olamayız. Haberdar olamadığımız için de onu ışığa dönüştüremeyiz. Bu dönüşüm programı da düalitenin harika işlevselliğinin bir parçası. Gerçekten mükemmel bir plan içinde yaşıyoruz.

Bu konuda dönüşüm için bu zamana kadar karşılaşabildiğim en güzel dönüştürücü olabilecek kitap, Debbie Ford’un Işığı Arayanların Karanlık Yüzü. Tabii ki kitabı okuyup uygulamalar yapıldığı sürece dönüştürücü olabilir. Gölge tarafımız içinde bizim kötü kavramı ile tanımladığımız özelliklerimiz var. Kendimizi iyi olarak tanıtmak istediğimiz sürece bu kötü özelliklerimizle yüzleşmek bizim için çok zor olur. İyi insan ya da kötü insan kavramları yine düalitenin programları. Önemli olan ilk olarak hedefimiz insan olmak olmalı. İnsan olma gayretinde olduğumuzda iyi ve kötü birbirinin içinde eriyip gidecek ve biz kutupluluktan özgürleşmiş oluruz. Kutupluluk yoksa iyi – kötü, güzel – çirkin de olmaz.

Buraya kadar okuduklarınız doğrultusunda her bir gölgenize selam vermek veya merhaba demek ister misiniz?

Gölgelerimizle Hasbihâl Etmek 

Merhaba demek ve hasbihâl etmek isteyenler buyursun gelsin. Ben kendi gölgelerimden biri ile sohbet edeceğim. Sizde dilerseniz bu sohbetteki iletişimi kendi gölgenizle yapabilirsiniz ya da buradan gelen ilhamla sizde açığa çıkan sorularınızla kendi muhabbetinizi yapabilirsiniz.

– Sevgili yüksek benliğimin gölge tarafı merhaba.

– Merhaba.

– Önce bu zamana kadar bilinç düzeyinde varlığından haberdar olmadığım için ve bu bilgi açığa çıktığında sende gölge alan olamayacağı inancımdan dolayı bu zamana kadar beni anlattıklarından haberdar olmama hallerim için özür diliyorum.

– Zihinsel düzeyde varlığımın bilincinde olmasan da beni hiç bir zaman reddetmedin. Sadece sana aktardıklarımı mantığına yerleştirmekte zorlandığın çok zaman oldu.

– Bana aktardığın ve benim zorlandığım konularla ilgili bana örnek vermek ister misin?

– Elbette. Tüm yaşamlarında yaşamış olduğun pozitif ve aydınlık olmayan tüm yaşamlarının da akaşanda kayıtları var. İşte ben senin akaşandaki o kayıtlarım. 

Verdiğin bilgiye zihinsel düzeyden baktığımda yazdığım yazıların, kaydettiğim videoların ve meditasyonların her birinde senden gelen bilgelik varmış. Bu bilgeliğin birlik halinden dolayı benim içime huzur dolduruyormuş. Teşekkür ederim. Gölge kavramının içinde neden korku enerjisi ya da programı çok fazla? 

Bu sadece bu dünya için böyle. Önce bunu belirteyim, daha sonra ekleyeceklerimi ifade edeyim. Düalite perdesinin en kalın alanlarında korku enerjisi bu görevi yerine yerine getiriyor. Korku enerjisi ve korku programları cesaretiniz varsa sizin için geçersiz olmaya başlıyor. Cesaret size varoluşun planlarını anlamanın kapılarını açıyor. Kapılar açıldıkça zihninizde anlamlar ortaya çıkıyor. Anlamın olduğu yerde korku yaşamınızdan ayrılmaya başlıyor.

– Bu yazıyı okuyanlar, yüksek benliklerinin gölgesi ile hasbihâl etmeyi tercih ederlerse onlara ifade etmek istediğin kolaylaştırıcı bir önerin olabilir mi?

Varoluşta hiçbir benlik ya da parça diğeri ile asla aynı değil. Bu özgünlüklerinin farkında olsunlar. Benim sana anlattığım cevapların benzerini bulmaya çalışmasınlar; kendi gerçek ve özgün cevaplarını bulmak için bu hasbihâle başlasınlar. Bu niyetle başladıkları zaman muhabbet iki eski dostun içten hasbihâline dönüşür. Bunun dışındakilerin hepsi yapmacık olur. Kendi gerçekliğinizi ancak samimi olduğunuzda ortaya çıkarabilirsiniz.

– Bu güzel hasbihâl için teşekkür ediyorum.

– Varlığımızı sevgi erdemi ile görünür kıldığın için ben teşekkür ediyorum.

Sizlerle birlikte kısacık bir hasbihâl etmiş olsak da ben kendi içimde yaşamımın anlamını tanımlamış oldum. Bu sohbetler bizi geliştirecek sohbetler. Ortaya çıkan her şeyin ışığa dönüşme zamanı geldiği için görünür oluyor. Hepimiz bu bilinçle bu yolculuğumuzu gerçekleştirelim. Ortaya çıkan gölgelerimize kabulle şifa için bakalım.

21.08.2021

You may also like