İçeriğe geç

Ölümü Kabullenmek

Ölümü Kabullenmek 

Bu yazıda yazacaklarım aslında genel anlamda ölümü kabullenmekten ziyade beni sevenlere kendi ölümümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatmak ve benim ölümümü kabullendirmek. 

Bu yaz online tanıştığımız ve daha önceden yüz yüze tanışmadığım daha çok insanla tanıştığım bir süreç oldu. Aslında daha önce tanıştığım insanlarla da bir araya geldiğimde zaman zaman bana olan övgü dolu yaklaşımlardan kendimi bir şey sanacağım diye o büyüye kapılmamak için kendime çok hatırlatma yaptığım zamanı da beraberinde getiriyordu. Bu buluşmalarda birkaç kez ölüme dair konuşmalar yapıldığında genel olarak ölüm tanımına daha nötr bir yaklaşım olurken benim ölümüme dair bir şeyler söylediğimde o çabucak geçiştirilmeye çalışılan bir konuşma anına dönüştürülüyor. Böyle olunca orası henüz kabullenilmediğinin bir göstergesi oluyor. Birçoğunuz beni ben istemesem de hayatınızda hoca olarak tanımladığınız için benim size kendi ölümümden sonraki süreçte kendi hayatınızla hızlıca bağ kurmanızı ve beni yad ettiğinizde gülmenizi eğlenmenizi size göre öğretmem bana göre hatırlatmam gerekiyor. 

Hayatımda hiç ölüm yaşamamış biri değilim. Farklı farklı ölüm deneyimleri yaşadım. Her bir ölüm de kendince başka bir acı yaşattı. Her acının da bambaşka öğretisi oldu. Hepsinde de benim ulaştığım en temel alan Allah’ın her yarattığını sevgi, şefkat ve merhametle yuvaya kabul etmesine şahit oldum. Sezgisel bağım güçlü olduğundan onların ruhu ile gerçekten ihtiyacım olduğunda mutlaka bağ kurdum. Ölümden sonra da bana rehberlik etmeye ya da öğreti sunmaya devam ettiler. 

Ben yayınlarda dışarıdan bir başka insana ihtiyaç duymadan kendi sezgilerinizi geliştirmeniz için çok ısrarcıyım. Kendi sezgilerinizi kendi içsel rehberinizle bağınızı kurmaya yönelttiğinizde hayatta olan ya da ölüm deneyimi ile dünyanın madde âleminden ayrılan sevdiklerinizle uzakta ya da yakındayken yan yanaymış gibi kalpten hissedeceksiniz. O zaman özlem diye bir hissin sizi ele geçirip kemirmesini de engelleyeceksiniz. 

Ben öldüğümde de yine Allah’ın izin verdiği şekilde destek olmam gereken her insanın destek görev grubunda olacağım. Benim sizi kucakladığımı hissedebilmeniz için sizin de kendi kalbinizi hissetmeniz ve kalbinizdeki hisleri zihninizle tanımlamayı öğrenmeniz gerekiyor. 

Kendi ölümüm çok erken yaşta kabul ettiğim bir deneyimdi. Sevdiklerimin ölümü benim de henüz yüzde yüz içsel kabulde olduğum bir süreç değil. Bu konuda ben de çalışıyorum. 

Beş yıl önce Ömür ve Ölüm Döngüsünde Enerjiler diye bir yayın yapmıştım. O yayını izlemeyenler dilerseniz buraya tıklayarak yayını izleyebilirsiniz. 

Kabristan ya da mezarlıklardaki huzuru anlayabilmemde bana en çok destek olan yerler Eyüp Sultan’ın Türbesinden Pier Loti tepesine yürüyerek çıktığım zamanlar ve Edirnekapı’daki şehitlik oldu. Bu huzuru anlamlandırmış olsam da kendi ölümümü düşündüğümde mezara konulduğum ve üzerimin toprakla kapatıldığı anı düşündüğümde içimin daralması devam ediyordu. İşte bu iç daralmasını da Yahya Efendi’nin Türbesini ziyaret ettikten sonra oradaki kabristanı dolaşırken benden uçtu gitti. O süreci de minik bir kayıtla sizlerle paylaşmıştım.  

Bu yıl gittiğim Heritage Fuar’ında Bitlis il sınırları içinde bulunan Ahlat Selçuklu mezar taşlarına ait görselleri görünce mezar taşının estetikliğine bayılmıştım. Onun üzerine Gemini’ye çeşitli tasarımlar yaptırdım. En sevdiğim de yazı görseli oldu. Görsele bakıp, yaşarken inşallah Allah’a verdiğim hizmet sözünü yerine getirmenin huzuru ile bedenim toprakla buluşur ve şu an hissettiğim mutluluğu o da hisseder diye dua ediyorum. 

Bu görevlerden biri de benimle birlikte yolculuk yapanlara ölümün her yaratılmışın bir gerçekliği olduğunu öğretip, ölüm esnasında acıyı yaşarken Allah’a isyan etmeden edeple yasın içinden geçip; sevdiğini gönülden Allah’a teslim edebilmek yatıyor. Hayat içinde öğretmen ya da hoca olarak kabul edebileceğim tek öğreticilik ölümü öğretmek olur. Başmelek Azrail bu konuda bana çok tatlı öğretmenlik yapıyor. Dilerim ben de ondan ve Allah dostlarından öğrendiğim ölüm hakikatini sizlere en hakiki ve şefkatli hali ile öğretebilirim. 

Ölümü kabullenmekten kastımda şu anlaşılmasın lütfen, bu dünyadan bir an önce gitmek. Bu değil benim ölümle ilgili ifade etmeye çalıştığım. Yaşam sürecimin şu andan sonraki anlarını olabildiğince Allah’a, Allah’ın dilediği gibi hizmet ederek geçirmek. Allah’ın bana verdiği yaşam ya da ömür zamanını verimli kullanabilmek. Zaman dolduğunda da hayatla ve sevdiklerimle güzelce vedalaşıp, bedenimi AŞK’la Gaia’nın koynuna teslim edip, ruhumu AŞKın neşesi ile Allah’a ulaştırmak. 

Bu yazdıklarıma rağmen hâlâ beni dolaylı olarak ölümsüzlük döngüsüne alıp, tekâmülsüz alanla bağlama niyetleri için kendim için bir arınma paylaşayım. 

“Allah’ım insan olarak belirli bir ömür döngüsünde olduğumu kabul ediyorum. Bu ömrümü Senin razı geleceğin şekilde yaşayabilmem için bana yardım et. Özgür irade seçimlerimi yaparken hem madde hem de mânâ âlemini Senin yarattığını bilerek her âlemin yasasına uygun kâmil insan bilincine uygun seçim yapabilecek idraki ve gönül bilgeliğini de nasip et. Ruhumun bedenimden ayrılmadan önceki süreçleri de sağlıklı olsun, aklım başımda huzurla son nefesimi vermeyi nasip et. Benden sonra kalacak beni seven herkesin kalbine ferahlık, aklına neşeyi nasip et. Cenaze işlemlerimi yapacak aile bireylerime ya da sevdiklerime meleklerin kolaylık sağlasınlar, her şey çok kolay olsun. Beni toprakla buluşturacak her insana Sen teşekkürümü teslim et. Taziye sürecimde çok keyifli, neşeli kolay geçsin. Ölümümde kendi acısı ile başa çıkamayacağını düşünen beni sevenlerin alanındaki ölüm illüzyonlarının temzilenmesini nasip et.” 

21.08.2026 

Bu sitedeki tüm içeriğin enerjisel alanı kişinin dünya ve doğa ile ilişkisindeki saygıya göre değişir. Kişi dünyaya karşı fiziksel ve enerjisel çevre sorumluluğunu aldığında enerji alanı hak edişince artar. Kişi dünyaya karşı umursamaz ve sömürü temelinde olursa enerji alanı hak edişince azalır.
_
Etiketler: