• 5 ay önce
  • 8Dakika
  • 2007Kelime
  • 226

Her Şey O, Her Şey O’ndan

Varoluş mükemmel bir tasarım. Bu oluşumda benim inancıma göre kendi kendine var olamaz. Bu mükemmel tasarımı yaratan Allah’ı tanımlayacak, anlatacak yeterli kelimeye sahip değilim. Sadece tüm hücrelerimle O’na inanıyorum. Bu yaşamımda O’na olan aşkı bulabildiğim için hep şükrederim. “Senin aşkına ulaşmama izin verdiğin için şükürler olsun, Sana ulaşamasaydım boşa gitmiş bir ömür yaşamış olacaktım” derim.

O’nun aşkı ile yanıp tutuşan biri O’nun rızası olmayan bir eylemi yapmaktan kaçınır. On beş günden beri yaptığım işin Allah’a şirk koşan eylemler gibi anlaşılması karşısında çok şaşkındım. Bana göre iman kişinin içinde olması gereken bir durumken insanları ikna etmek için açığa dökmek gerektiğini görünce yeniden şaşırdım.

Benim amacım ne, beni takip edenler bilsin ve yenilere de cevabım olsun diye bu yazıyı yazıyorum.

Dünya üzerinde olan her türlü inanç ve öğretiye sonsuz saygım var. Bu saygımdan dolayı da Ateistlerin özgür iradesine müdahale etmemek için onların alanına hiç girmiyorum. Yazının içeriği o alandan ayrı.

İnsanlar kendilerini Allah’ın karşısına çıkacak kadar saf bulmadıkları için ya da kendi ruhlarını unuttukları için Allah’ın varlığından da haberdar değiller. Yaptığım her çalışma ile kişinin Allah’ın sevgisine, şefkatine ve merhametine bir adım daha yaklaşması niyetindeyim.

Var oluşta bir çok varlık grubu var bizlerin bunu görmesi, kabul etmesi ya da reddetmesi bu gerçekliği değiştirmiyor. Her bir varlık grubu Allah’ın izni ile bir diğer varlık grubuna hizmet ediyor. İlahi yasalar öylesine kusursuz ki bu yasaları bildiğinizde zaten Allah’ın izni olmadan herhangi bir mekanizmanın işlemediğini biliyorsunuz. Onun içinde şüpheye düşmüyorsunuz. Ben bu bilişle, iman ve inancımla ne yaptığımdan eminim.

Beşer şaşar derler bende çok fazla insandan sorunun içeriği farklı olsa da hedef de “Allah’a şirk koşma” konusuolunca fark etmeden ben ilerlemeyi istediğim yoldan saptım mı diye kendimi sorgulamaya başladım. Sadece insanların kendi içindeki korkunun yansıması olduğunu anlayınca biraz bencilce olacak ama rahatladım.

Kendi İçinizde Kendinizden Nasıl Emin Olursunuz?

Kişinin kendi içinde Allah’la ilgili karmaşaya düşmesine neden olan parçası egosu/nefsi. Ben kendi nefsimi içimdeki ışıktan ayırmamaya başlayınca her şey hızlanmaya başladı. Nefsim benim karanlık parçamdı ve her zaman ışık yolundan yani Allah’ın yolundan beni saptırabilirdi. Onu baskılamak ya da yok etmek yerine ben onunla işbirliği yaptım. Gözlerimi kapattım karşıma aldım ve onunla konuştum. Bu konuşmada ruhumun gerçeklerini ona dürüstçe ifade ettim. Bazı sorduğu soruların cevabını bilmiyordum ve ona dürüst olup bilmediğimi, kendi de beni desteklerse bu konuyu deneyerek öğreneceğimizi ona anlattım. Konuşmanın başında hırçın çocuk olan nefsim konuşmanın sonunda olgun ve uyumlu oldu. Benim kendi içimdeki yaptığım ilk şey bu oldu. Ruh, zihin, nefs ve bedenimle her biri ile dürüstçe iletişime geçtim. Bu yaşamda mutlu yaşamak için almamız gereken sorumlulukları alarak uyumlu yaşamayı öğrettim kendime. Sizler de bu yöntemi deneyebilirsiniz. Bunları bana hatırlatan bir insan ya da yazı ile karşılaşmadım. Kendi kendime kendi doğrumu buldum. Sizde okuduğunuz her şeyi sentezleyip kendi doğrunuzu bulabilirsiniz.

Gerçek Aydınlanma Yolculuğu

Hayatımda her şeyi çok sorgulayıp analiz eden biriydim hala da sorgularım. İçsel olarak açığa çıkan bilgiyi hemen kabul etmem. Kendi içimde daha önceden ortaya çıkardığım her bilgiyi bir sonraki ile karşılaştırırım. Bilgiyi ileten hangi ruhsal varlıksa kafamdaki bütün soru işaretlerinin cevabını almadan tamam demem. Birinde acaba ukalaık mı yapıyorum saygısızlık mı yapıyorum diye kendimi sorguladığım zamanda Tanrı Zeus “bu kadar sorguladığın ve sisteme saygılı olduğun için sende insanın içsel çatışma yaşamasına neden olan bir çok bilgiyi açığa çıkardık” cevabı gelince rahatlamıştım.

Bana verilen mesajlardan biri de “ilim, bilim, din ve spiritüellik dördünü birleikte kabul eder ve içselleştirisen ancak gerçekten ruhsal yükselişe geçersin. Bunlardan herhangi birini redderek ilerlersen kendine yeni bir ilüzyon yaratır ve sadece yükseldiğini zannedersin” olunca ilerlediğim yolda doğru olduğumu anlamıştım. Her bir konunun fanatiği kendi ilerlediği yolun en doğrusu olduğunu kanıtlamak için diğer alanları çürütecek ya da açıklarını araştıracak şekilde ilerliyorlardı. Dünyada ilmin, bilimin, dinin ve spiritüelliğin nedenlerini çok sorguladım. Her sorgumun cevabını dünyasal bilgiler aracılığıyla alınca kabullenişe geçtim. Karşıt olmak için değil gerçeği öğrenmek için içinizdeki soruları sorduğunuzda onun cevapları da kendiliğinden karşınıza çıkıyor.

Neden Çeşitli Varlıklarla Çalışabiliriz

Yazının en başında her şeyin başlangıcında ve sonunda Allah olduğunu belirtmiştim. Evrensel var oluşta her şey enerji ve biz bu enerjileri beynimiz aracılığıyla çeşitli tanımlarla tanımlıyoruz. Her varlık çeşitli frekanslarda salınıyor ya da titreşimde bulunuyor. Allah en üst frekans. İnsanlarda oldukça alt frekans bandında olan yaratılmışlardan. Her bir ruhsal grupla çalışma amacım bizlerin frekansının yavaş yavaş artması. İnsan olarak hiç karşılaşmadığınız üst frekanstan bir varlıkla karşılaştığınızda hücresel hafızanızda o veri olmadığında hücreler yok olacağını sanıp sizin korku ve panik içinde düşmenize neden olabiliyorlar. Bende tanımlı olmayan bir frekansa yükseldiğimde enerjisel olarak kendimi saldırı altında hissetmiştim. Sonra aldığım rehberlik “frekansın yükseliyor, güvendesin” olunca rahatlamıştım. Bazen gelen enerji çok yoğun oluyor, o enerjiyi sıvı form olarak tanımlarsak kimyadan bildiğim gliserin gibi yoğun bir sıvının içinde hareket ediyor hissi ortaya çıkıyor. Hücrede bir his ya da bilgi tanımlı değilse insan o alandan kaçma isteğinde olabiliyor. Bilmediğim yeni yeni enerjiler ya da varlıklar alanıma gelince “sadece pozitif ve aydınlık sevgi ve ışık yolunda ilerleyen varlıkların ya da enerjilerin benimle olmasına iznim var diğerlerine iznim yok” niyetini yapıyorum akış devam ediyorsa ‘tamam sisteme güven ve izle’ diyorum kendime. İçsel karmaşa olmasın diye çeşitli varlık grupları ile sizlerinde enerjisel olarak uyumlanmanız için çalışmalar yapıyorum.

Madde bedende ya da enerji bedende her bir varlık grubunun tekamül yolları var. Ben onun için sadece pozitif ve aydınlık varlık grupları ile çalışmalar yapıyorum. Benimle bağlantıya geçen grupları alt frekanstan üst frekansa doğru sıralayacağım.

  • Periler
  • Elfler
  • Ruhsal Rehber Hayvanlar
  • Koruyucu Melekler
  • Başmelekler
  • Prensipler Melekleri
  • Erdemler Melekleri
  • Güçler Melekleri
  • Hakimiyetler Melekleri
  • Tahtlar Melekleri
  • Cherubim Melekleri
  • Serafim Melekleri
  • Tanrılar ve Tanrıçalar

Bedenli ya da bedensiz çeşitli frekanslarda olan diğer varlık grupları da yine insanlara ve diğer varlıklara hizmet edebiliyorlar.

İnsanların en çok karmaşa yaşadığı varlık gruplarından biri de cinler. Bunlar  pozitif ve negatif tekamül yolunda hizmet bedenli varlık grubundalar. İnsan gözünün gördüğü kırmızı ve mor ötesi görünür bölge dışında varlıklarını sürdürüyorlar. Bazı durumlarda kırmızı ve mor ötesi görünür bölgede de kendilerini tezahür ettirebiliyorlar. Çalışmadığım bir varlık grubu. Bu yazının içeriğinde olması gerektiği için ışık varlıklardan bilgi talep edip benimde yazarken öğrendiğim varlık grubu.

Tanrı ve Allah Kavramı

Tanrılar ve Tanrıçalarla bağlantıya geçip onlarla çalışmaya başladığımda onlarında yaratılmış bir grup olduğunu fark etmiştim. Meraklı bir insanım ama benim merakım Mevlana’nın bana bu yola çıktığımda verdiği muhteşem rehberlikle ortaya çıkıyor. Ya Mesnevi’de ya da Divan-ı Kebirde okuduğumda aklıma ve defterime not ettiğim ‘Ancak senin bildirdiğini biliriz’ sözü ilerlemem ve durmam gereken yeri bana öğretti. Tanrılar ve Tanrıçalar boyutu ile ilgili sadece bana verilen bilgi ve görevleri içselleştirene kadar sorup öğreniyordum. Onun dışında kendi merakım için soru sormuyordum. Sadece her zaman içsel olarak bildiğim ve inandığım Allah ve Tanrı’nın aynı olmadığı bilişiydi.

Her çalışmamda ‘ben bir şey bilmiyorum ve yapmıyorum ben sadece aracıyım’ derim. Bu durum sohbetlerde de açığa çıkıyor. Birinde arkadaşımla Tanrı ve Allah kelimelerinin neden farklı olduğu üzerine sohbet ederken ortaya çıkan bilişte verdiğim örnek şu olmuştu. Sen Tanrı kelimesini kullandığında 10. kattan bilgi ve korunmayı kabul edersin; Allah kelimesini kullandığında 18. kattan bilgi ve korunmayı kabul edersin. Bu örneğin ne demek istediği de muhtemelen her birimizde farklı bir açılıma neden olacak frekansı da içinde barındırıyordur. Tasavvuf ve din ile ilgili bilgiye sadece kendi içimdeki soruların cevabını bulacak kadar sahibim. Onun için bu alanlarda haddimi bilirim.

Allah ile ilgili O’nu tanımlayan esmalar ya da O’na seslenmek için kullandığımız her bir kelamda yine çeşitli frekanslarda olan sözcükler. Allah’a seslenirken size en uygun frekans her neyse O adını kullanırsınız. Ben en çok Yaratıcı ve Allah kelimelerini kullanırım.

Her Şey O’ndan

Hayatımızda bizimle birlikte olan, bize iyilik ya da kötülük yapan her insan bize Allah’ın izin verdiği hayrı ve şerri öğretir. Hayır ve şer de ego/nefsin değil ruhun planına göre hayır ve şerdir.

Ruh, ruhsal olarak onu yükselten Allah’a ışığa yaklaştıran her durumu hayır olarak tanımlar. Koşulsuz sevgiyi ruh öğrenmek isterse; tamamen koşulsuz sevgiyi öğrenene kadar hayatına aksi insanları çekecektir. Bu deneyimlerin hepsi ruh için hayırlıdır. Kendi hayatımda hayrı da kolaylıkla deneyimlemek için hep dilekte bulunuyorum. Bir insan hayatımda olduğunda onunla koşulsuz sevmeyi hızlıca öğrenirsem işte o zaman zorluk kolaylıkla ortaya çıkmış olur.

Ruh için şer, ruhsal olarak onu düşüren Allah’tan ışıktan bir adım daha uzaklaştıran deneyimlerdir.

Kendi inandığım ve bu zamana kadar öğrendiğim ruhsal yolculuğumun özeti bu. Bu bilişler doğrultusunda insanlara yol göstermeye çalışıyorum.

Geçen hafta insanlardan bana gelen sorular için ilahi gerçeklikte nasıl yol göstermem gerektiği ile ilgili yardım talep ettiğimde ortaya çıkan meditasyon kaydını da buraya ekliyorum.

Yolum O’na

29.09.2018

 

You may also like