• 10 ay önce
  • 4Dakika
  • 1024Kelime
  • 113

AŞKın Şifası ve Özgürlük

Yazacaklarım bilimkurgu bir film gibi olsa da sadece dün akşamdan itibaren bana aktarılan mesajın şimdiye kadar çözümlenmiş bölümü. Buraya yazacaklarımdan fazla bilinç düzeyinde bir bilgiye sahip değilim. Artık yolculuğumu bilmek odağından şifa odağına geçirdiğim için bu durumun öncesinde ve sonrasında ne var merak etmiyorum. Şifa başladıktan sonra bir bilgi açığa çıkacaksa zaten çıkar. Çıkmayacaksa da bizim insan olarak bilmemiz gereken bu kadardır.

Dünya planında insan olarak bedenlenen tekamülsüzler kendi amaçlarını yerine getirmekte çok zorlanmaya başladılar. Bu zorlanmanın nedeni semavi dinlerin insanlık planına açılmış olmasıydı. Bu zorlanmadan sonra bilinç aktarımı aracılığıyla insanlığın Yaratıcı’yı reddetmesini sağlamak amacıyla güçlü karanlık yaşam formları ile anlaşmalar yaptılar. O karanlık formların dünyanın ve insanlığın frekansının daha önceki süreçlere göre yükselmiş olması nedeniyle dünyada bedenlenmeleri ya da dünyaya fiziksel olarak müdahale etmeleri mümkün değildi. 

Dünyaya gelemedikleri için dünyada bulunan tekamülsüzler aracılığıyla lineer zamanda 700’lü yıllarda yedi ülkede yedi bilinç aktarım portalı oluşturdular. Bu ülkeleri alfabetik olarak yazıyorum. Amerika (Amerika Birleşik Devletleri), Çin (Çin Halk Cumhuriyeti), Fransa (Fransız Cumhuriyeti), İsviçre (İsviçre Konfedarasyonu), Kolombiya (Kolombiya Cumhuriyeti), Suriye (Suriye Arap Cumhuriyeti), Türkiye (Türkiye Cumhuriyeti). Bu bilinç portalları alanından akan bilinçler Sanayi Devrimine yani 18. ve 19. yüzyıla kadar daha yavaş oluyordu. Aktarım daha çok o bölgede yaşayan insanlara yapılıyordu. O coğrafyada uzun süre çeşitli sebeplerle bulunan seyyahlara da kısmı aktarımlar yapılıyordu. 

Sanayi Devrimi ile insanların bir yerden bir yere ulaşımı daha kolay olmaya başladığı için bu bölgelere gelen insanlara da bu bilinç aktarımı kısmı gerçekleşiyordu. 1897 yılında radyonun ve 1923 yılında televizyonun icadı ile daha fazla insana aktarılmaya başlandı. 1990 yılında internetin yaygınlaşması ile tüm dünyaya bilinç aktarımı gerçekleşmiş oldu. Bu yedi bölge dışında insanlardan izole bir şekilde yaşamını sürdüren insanlar haricinde diğer insanların her biri bu bilinç aktarımına az yada çok maruz kalmış durumda.

Bu aktarılan bilinçlerdeki programların insan bedeninde ulaşamadığı tek yer kalp. Kalbi ile bağlantı kurmuş ya da kurmamış her insanın kalbine ulaşamıyorlar. Ulaşabilmelerinin tek yolu astral boyutta yapılmış anlaşmalarla insanın buna izin vermesi ile oluyor. 

Bu bilinç aktarımında hızlandırıcı yani katalizör insanın sahip olduğu korku duygusu. İnsanın sahip olduğu korku duygusu ile çok rahat insana aktarmak istedikleri bilinci aktarıyorlar. Bu bilinçle gelen programı geçersiz kılacak tek şey ise saf AŞK enerjisi.

Kendi Özgürlüğünüz

Hiç bir insan ya da hiç bir yöntem siz kendinizi saf AŞKa odaklamadığınız ve gayret göstermediğiniz sürece sizde saf AŞKı var edemez ya da sahip olduğunuz aşkı saf AŞKa dönüştüremez. Bu sizin kararlığınız ve gayretinizle ortaya çıkar.

Ben buraya bir beyan yazacağım. Saf AŞK yolculuğuna çıkmaya kendini hazır hissedenler bu beyanı okuyabilirler.

“Bu zamana kadar bilinç düzeyinde bildiğim ya da bilmediğim beni saf AŞKtan uzak tutmaya, Yaratıcı’yı reddetmeme ya da yok saymama neden olan maruz kaldığım her şeyden özgürleşmeyi talep ediyorum.

Bilinçli ya da bilinçsiz; isteyerek ya da zorla; gönüllü ya da manipüle edilerek dünya boyutu, rüya boyutu, astral boyut, enerji boyutu ya da bilinç düzeyinde bilmediğim tüm boyutlarda ve realitelerde yaptığım saf AŞKı deneyimlememi engelleyecek, beni özümden uzaklaştıracak yazılı, sözlü, bilinç ve düşünce düzeyinde Yaratıcı’nın bildiği benim bilmediğim iptal etme iznim olan her şeyi Yaratıcı’nın izni ve koruması ile iptal ettiğimi tüm varoluşa beyan ediyorum.

Bu beyanımla birlikte her şey hükümsüz olmuştur. Hükümsüz olanı geçerliymiş gibi alanıma sunmaya çalışan her formu ilahi adalet görevlilerine teslim ediyorum. İlahi işlemin yapılmasını talep ediyorum. Evrensel yasaların ya da ilahi yasaların ve düzenin nasıl işlediğini tam olarak bilmesem de Yaratıcı’nın işleyişine güvenmeyi ve her şeyi bu düzene teslim etmeyi seçiyorum.

İnsan olarak bulunduğum koşullar ne olursa olsun; bahanelerin arkasına sığınmadan bende olan aşkı saf AŞKa dönüştürmek için Yaratıcı’dan yardım ve kolaylık talep ediyorum.”

Bu beyan sonrası herkes kendi davranış ve düşüncelerini pozitife dönüştürmek için eylemde olmalı. Negatif duyguları, hisleri, düşünceleri ve davranışları yapmaya devam etmesi bu beyanın geçerliliğini iptal edecektir. Kendini değiştirmeyen insanlarda eski programlar yeniden devreye girecektir.

Dünya planında ne kadar uzun süredir kaos deneyimleri yaşanmış olsa da isteyen ve gayret gösteren herkese AŞKın kapıları açık olarak bekliyor. Elbette AŞK kapısından geçebilmek için o insanın da o kapıya layık olması gerekiyor. 

AŞKa layık olduğumuz güzel günlere AŞKla yol alabilmemiz dileklerimle.

21.10.2021

 

You may also like