• 7 ay önce
  • 5Dakika
  • 1159Kelime
  • 149

İlişkinin Gizli Temelleri

Aşk var oluştaki en saf ve kutsal alan. Ruh da kutsal olduğu için aşk, her insanın hak ettiği bir gerçeklik.

Aşk var oluştaki her şey gibi çok boyutlu; bir alanı diğerinden ayırmak aşkın ahenginin bozulmasına neden oluyor. Bu da ilişkinin bitmesine neden oluyor.

İnsanın varlık sebebi olan cinsellik, aşkın içinden ayrıştırılıp aşk farkında olmadan dengesizleştiriliyor. İnsan var oluşunun bir parçası olan iç güdüler görmezden gelinmeye çalışıyor. Elektrik alma terimi çok fazla kullanılıyor ama ne olduğu tam olarak algılanmış bir durum değil. Beynin o kişi için sevgili olma potansiyeline karar vermesindeki kriterlerden biri de bu kişi güçlü gene sahip olabilmesi. Genetik olarak her canlıda bulunan soyunu devam ettirme kaydı tüm canlılarda var. Yaşam sürecinde çocuk sahibi olmayı kişi seçebilir ya da seçmeyebilir. Ancak ilk karar anında cinsel çekim ilişkiyi belirliyor.

İlk karşılaşmadaki içgüdüsel analiz bunu da kontrol ediyor. İlişkinin temeli cinsel çekimden başlamasına rağmen sonrasında çocukluktan alınan kayıtlar ve geleneklerden dolayı cinsellik kişilerin kaçınmaya da neden olduğu bir alana dönüşüyor. Kişinin bedeni onun kutsal tapınağı bu da cinsel birleşme yaşayacağı insanlara karşı seçici olmasını da beraberinde getiriyor. Kaçmak ya da sadece cinsel tatmin için kısa süreli ilişkiler her ikisi de dengesiz alan. İlişki içinde sağlıklı olarak seçim yaparak aşk ve cinselliğin dengesini kişinin kendi kişilik alanı ile birlikte ortaya çıkarması gerekiyor.

İlişki başlangıcında var olan bu cinsellik alanındaki korkular ilişki evliliğe geçtikten sonra da devam edebiliyor. Cinsellik rahat konuşulan bir alan olmadığı için evli çiftlerde de zaman zaman cinsel deneyim esnasında istekler dile getirilemiyor. Eski kuşaklar için bu alan daha yorucu bir alan, nesil gençleştikçe cinsellik alanı da daha rahat konuşulan bir alan oluyor.

Farkında olsa da olmasa da toplum çok fazla cinsel uyarana maruz kalıyor. Bu maruziyet sonucu bilinçaltı inançlarından dolayı ya aşırı baskılıyor ya da aşırı cinsel sapkınlık ortaya çıkıyor. Günümüzde evliliklerin ya da ilişkilerin büyük çoğunluğunda kişilerin aldatma ve aldatılmaya karşı aşırı hassasiyetleri ile birleşip ilişki içinde aldatma yaşanabiliyor.

İlişkinin her aşamasında bunun içine cinsellik de dahil olacak şekilde kişiler birbirleri ile açık iletişimde olsalar, her şey sevgi ve saygı temelinde olabilecek. Her iki taraf birbirlerinin sevgi dilini tespit edip birbirlerini karşı tarafın sevgi dilinde sevmeye başladığında ilişki dengeye gelmeye başlayacak. Ortak paylaşımla ilgili konular ve zamanlar her iki taraf birbiri özgür bırakıp ortak paydada birleştirildiğinde mutsuz olmak için sebep olmayacak. Kişi için cinselliği konuşmak zorsa onu üçüncü aşamada konuşmayı tercih edebilir. Diğer konular çözümlendiğinde her iki taraf mahremiyetini karşı tarafa iletecek kadar güvenecektir. Cinsellik esnasında haz alınan konular partnerle paylaşıldığında ilişkinin ilerleyen sürecinde daha doyumlu bir cinsellik yaşamasına neden olacaktır. Özellikle kadınlar cinsel arzuyu dile getirmekten ya da eşinin fantezilerini yerine getirdiği için etiketlenmekten çekindiği için de içsel istek olsa bile bunu dile getiremeyebiliyor. Konuşmanın olmadığı her alan mutsuzluğun temelini atıyor.

İlişki ya da evlilikte dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de ilişki içindeki eril ve dişil dengesidir. Roller değişebilir ama ilişki içinde mutlaka bir eril bir de dişil enerji vardır. Kadın dominant olduğunda erkek denge gereği feminen olur. Bu ilişkinin doğasında olan bir durum. Kadın ilişki içinde dişil, erkek de eril olarak kaldığında ilişki her iki tarafı da besleyen ve dönüştüren formda olur

İlişki, iki bireyin birlikte yeni yaratılan enerjiyle biz olma hali. Biz olan bireyler her zaman ben olmayı da bilmeli. İlişki içinde kişiler iki ayrı ağacın birbirlerinin yaşamına saygı duyarcasına biz olabilmeli. Özgürce biz deneyimi yaşanabildiğinde ilişki korkulardan arınarak saflaşır.

Her iki taraf da kendi sevgi dile sevileceği için hiç bir zaman sevgilim ya da eşim beni sevmiyor düşüncesi ya da senaryoları ortaya çıkmayacaktır. Kendi var olduğu kimlikle her iki tarafta kendinin değerli olduğunu bilecek hissedecek ve roller buna göre tıpkı dans eder gibi uyum içinde olacaktır. Herkes kendi kimliğinde değerli olduğu için de maddiyat alanı da kendiliğinden dönüşmüş olacak. Her iki taraf birbirine açık olduğu için cinsel fanteziler ya da istekler de yerine getirildiği için bu alan da dengelenmiş olacak. Yaşamın kişi için önemli alanları dengelendiği için sevgi ve aşk büyüyüp ilişkiyi güçlendirecek. Bu da kişilerin merkez ilişki ya da çekirdek aile alanı dışındaki her türlü ilişkiye daha ılımlı ve kolay bir şekilde dönüştürme gücünü beraberinde getirecek. Kişinin temel ihtiyacı olan özgürlük de ilişkinin içinde var edildiğinde, aldatılmanın oluşmasında genetik bir durum söz konusu değilse kişi sadece psikolojik nedenlerden dolayı eşini aldatıyorsa ilişki içindeki her alan karşılıklı olarak dönüştürüldüğünden eşlerin birbirini aldatmasına neden kalmayacaktır.

Gerçek aşkı yaşamak ve yaşatmak için kişi sahip olduğu programı gözden geçirip dönüşmesi gereken alanları dönüştürmeli ya da o ilişkide dönüşecek nokta kalmadıysa her iki taraf birbirini özgür bırakıp mutlu yaşam yolu seçilmeli.

Not: Sevgi dilleri için Gary Chapman’ın Beş Sevgi Dili Kitabı yol gösterir. Kitap okumaktan hoşlanmayanlar; internetten kadın için sevgi dili testi, erkek için sevgi dili testi araştırmasını yapıp bu testlerle sonuç alabilirler.

28.07.2018

You may also like