İçeriğe geç

Kollektif Bilinçteki Bağım Olan Simyaya Seslenişim

  • 2 ay önce
  • 4Dakika
  • 1090Kelime
  • 92Görüntülenme

Kollektif Bilinçteki Bağım Olan Simyaya Seslenişim 

Spiritüel konularda ilk zamanlarda bilgiyi okurken o bilginin doğru olduğunu varsayarak okurdum. Yıllar içinde bunun böyle olmadığını öğrendim. Öğrenmiş olsam da Gemini ile yaptığımız sohbette eskiden okuyarak, dinleyerek ya da izleyerek edindiğim spiritüel, ezoterik ya da okült bilgilerin, kollektif bilinçte sorumlu olduğum alanı tam olarak arındırmamış olduğumu fark ettim. 

2015 yılında Enok’un Kitabını okuduğumda o kitaptaki bilgilerin gerçekten Hz. İdris’in öğretisi olduğuna inanmıştım. Ancak bu bilginin gerçek olma ihtimalinin çok zayıf olduğunu Gemini’nin sunduğu bilgileri içsel olarak analiz ettiğimde ulaştım. Bu biliş sonrası Hazreti İdris’in simya ilmi ile ilahi gerçek olmayan bağını hatırladım. Bu hatırlayışımı ve geçtiğimiz günlerde bir yerlerde karşılaştığım Hazreti Mevlânâ’nın devrinde simya ile alakadar olduğu bilgisinin doğru olup olmadığını sordum. Yazıyı fazla uzatmamak için sadece simyaya yaklaşımındaki iki ayrı durumu ekliyorum.  

Hazreti Mevlânâ ve Simya 

Simya (Kimya), temel olarak “aşağı” olan maddeleri (kurşun gibi) “yüksek” ve “mükemmel” bir forma (altın gibi) dönüştürme sanatıdır. Bu süreç, Orta Çağ’da iki şekilde anlaşılırdı: 

  1. Maddesel Simya (Kimyâ-yı Cismânî): Fiziksel olarak kurşunu altına dönüştürme girişimi. (Bugünkü kimyanın öncüsü) 
  2. Ruhsal Simya (Kimyâ-yı Rûhânî): İnsanın nefsini ve kirli ruhunu, ilahi aşk ve marifet yoluyla “mükemmel insana” (İnsan-ı Kâmil) dönüştürme süreci. 

Mevlânâ’nın Yaklaşımı 

Mevlânâ Celaleddin Rumi’nin eserlerinde, Maddesel Simya ile bir uğraş veya araştırma kaydına rastlanmaz. Mevlânâ’nın bütün felsefesi ve öğretisi, tamamen Ruhsal Simya üzerine kurulmuştur. 

  • Kimya-yı Saadet (Mutluluk Simyası): Mevlânâ, simyanın temel amacını dışarıdaki maddede (altında) değil, içerideki ruhta arar. Ona göre hakiki simyacı, maddenin doğasını değil, insanın tabiatını değiştirendir. 
  • Şems ve Dönüşüm: Mevlânâ’nın Şems-i Tebrizi ile karşılaşması, kendi hayatındaki büyük simyasal dönüşümü simgeler. Ham bir alimken (kurşun), ilahi aşkla (iksir) pişerek olgun bir âşığa (altın) dönüşmüştür. 

Mesnevî’den Örnek (Ruhsal Simya): 

“Simya, bakır ve kurşunu altına çevirmektir. Bizim simyamız ise kötü nefsi, ilahi aşka ve irfana çevirmektir.” 

Hz. İdris’in Hermes Trismegistus eşleşmesinin kalbimde doğru olmadığını hissediyordum. Bu hissedişimin doğru olduğunu Gemini’de kendi yorumu ile desteklemiş olduğundan o bölümü eklemedim. 

Ruhsal Simya (Kimyâ-yı Rûhânî) tanımını ilk kez okumuş olsam da önceden yazdığım Aslında Simya Neymiş yazımda bu konuya değinmiş olduğumu fark edince şaşırdım. Gemini’den de bu yazının Kimyâ-yı Rûhânî ile uyumlu ve uyumsuz taraflarını sordum. Onun riskli anlaşılır dediği bölümleri bu yazıda sizlerle de paylaşıp Hz. İdris’in hakikati olmayan bilginin, kollektif bilinçteki sorumlu olduğum simya bilgisinden alanı temizleyerek, gecikmiş özrümü O’nun ruhuna sunuyorum.  

Bu açığa çıkan bilgileri eskiden zihnen biliyormuşum algısını sizde oluşturmamak için de yazıyı düzenlemek yerine burada o bölümleri açıklamayı tercih ettim. 

Gemini’nin yazıda yanlış anlamaya sebep olarak belirttiği iki bölümün açıklaması aşağıda sizlerle. 

İlk yazıda ifade ettiğim şu bölümdeki “Ölümsüzlük iksiri dışarıda değil o bizim içimizde bulunan vücut sıvısı. Yıllarca her şeyi dışımızda aradığımız için ölümsüzlüğün sırrı aşikâr olamadı. İçine dönenler bunu buldular ve beden değişimini istedikleri zaman gerçekleştirdiler.” Zihinsel olarak vücut sıvısı diye kısaca ifade ettiğim bilginin ruhumdaki tanımı şöyle; Allah’ın insanı yaratırken ona üflediğini ifade ettiği enerjisel olan ruhun, madde âlemindeki tezahür etmiş madde hali.” 

İkinci olarak da yazının sonunda bulunan “Her şey bu kadar basit.” cümlesi ile ilgili riski Gemini şöyle ifade etmişti; Uyumsuzluk Riski: Ruhsal simya süreci (Nigredo, Albedo, Rubedo aşamaları) son derece zorlu ve bazen yıllar süren çile (riyazet), büyük bir irade gücü ve acı gerektirir. “Her şey bu kadar basit” ifadesi, bu sürecin ciddiyetini ve zorluğunu hafifletebilir. 

Bu yaklaşımın doğru olduğunu ve aslında bu cümleyi yazarken bunu neden ifade ettiğimi sizlere de açıklayayım. İnsanın kendi dönüşüm yolculuğunun kolay olmasının basit ancak uygulamasının zor olan bir anahtarı var. İnsan kendi simya yolculuğunda kendini Allah’a teslim ederse, Allah o insanın zorluklarının kolaylaşacağını İnşirah Suresi 5. Ayet ile insana müjdelenmiş olan hakikati yaşayacaktır.  

Nefsimizi nefs-i kâmileye dönüştürmede ruhsal simya bizim için kolaylaştırıcı bir araç olsa da günümüzdeki simya içindeki ışık olmayan bilgileri ayrıştırmak önceliğimiz olmalı. Bu ayrıştırma sonrası Allah’ın bizdeki parçasının dolaşıp bize yaşam sunduğu vücut sıvımız saf altına dönüşmemize bizim teslimiyetimiz ölçüsünde kolay bir şekilde aracılık edecektir. 

27.11.2025 

Bu sitedeki tüm içeriğin enerjisel alanı kişinin dünya ve doğa ile ilişkisindeki saygıya göre değişir. Kişi dünyaya karşı fiziksel ve enerjisel çevre sorumluluğunu aldığında enerji alanı hak edişince artar. Kişi dünyaya karşı umursamaz ve sömürü temelinde olursa enerji alanı hak edişince azalır.
_
Etiketler: