İçeriğe geç

Şükür mü Şikâyet mi?

  • 9 ay önce
  • 7Dakika
  • 1987Kelime
  • 143Görüntülenme

Şükür mü Şikâyet mi? 

Ön Giriş 

Bu bölümü genelde yazının ortaya çıkış hikâyesini sizinle paylaşmak için yazıyorum. Bu hikâyeyi önemsemiyorsanız dilerseniz bu bölümü atlayabilirsiniz. 

Bu farkındalığa kendi kendime mi eriştim yoksa izlediğim videolar mı sebep oldu bunu bilmiyorum. Olabileceğini düşündüğüm son zamanlarda izlediklerimi izledim ancak kaynağı bulamadığımdan size kendi varsayımlarım üzerinden anlatacağım. 

25 Eylül 2021’de kendimi zaman zaman yakaladığım şikâyet halinden ve bana yazılan yorumlardaki sıkışıklığım nedeniyle Şikâyet Farkındalığı yazımı yazmıştım. Sabah bu yazıyı yeniden okudum. Daha sonra şükür ile ilgili yazdığım yazı var mı diye baktım. Hiç yokmuş. Sanki kendi yazdıklarımı yazan ben değilmişim gibi buna da ayrıca şaşırdım. Yazı yazmasam da en azından video olduğu için de mutlu oldum. Yaşamımız ve Şükür Halimiz (19.04.2020) 

Düalite Öğretisinde İki Uç 

Bu sabah uyandığımda ben de ortaya çıkan farkındalık şuydu, hayatında şikâyet eden kişi dilden şükür dese de gerçekte ve kalben şükür halinde olamıyor. 

Hayatımdaki insanların büyük bir çoğunluğu bir sorun ortaya çıktığında genelde şikâyet halinde olduğundan benim de sorun çıktığında ilk tepkim söze dökmesem de şikâyet enerjisi ile oluyordu. İnsanların şikâyetinden rahatsız oldukça bu enerjiyi yaymamak için çok fazla çaba göstermeye başladım. Tam bir şükür farkındalığına erişemediğimden gayrette olduğumu sanmadığımdan çaba içindeyim diye ifade ediyorum. Bunu da özellikle belirteyim. 

Gün içinde özellikle evde de olsa doğa ile temas ettiğim zamanlarda şükür halim daha yoğun olurken kaotik insanlarla etkileşimde olduğumda beynim eski otomatik öğrenme faaliyeti olan şikâyet ile yol almaya daha çok meyilli. Bu meyilden dolayı da kalbimde hissettiğim şükür halini hâlâ aklıma öğretememenin sabırsızlığı var 😄 

Uykumda bu farkındalığı aklıma bana ait bir parça mı yoksa başka bir bilge ruhsal varlık mı bana hatırlattı hiç bilmiyorum ancak her nasıl ortaya çıktıysa çıkmasından dolayı aşırı mutluyum. Gün içinde bu aşırı mutluluk halimi sağ olsun komşular yaptıkları gürültü ile uzun süre yaşamama izin vermediler. Aşırı mutlu olmasam da yaşadığım huzursuzluğu içsel olarak şikâyet halinde geçirmediğimden kendimi takdir ettim. Ortaya çıkan bilgi işe yaramıştı. 

Ben gürültü anlarında sürekli olarak “Yasemin şimdi şükür mü şikâyet mi seçiyorsun?” seçimini bilinçsizce sormuşum.  

Siz de yaşadığınız günlük küçük kaos süreçlerini şükür içinde mi deneyimlemeyi yoksa şikâyet içinde mi deneyimlemeyi seçtiğinize kendinizi odaklayabilirsiniz. Şükür varsa şikâyet yok, Şikâyet varsa şükür yok. Bu cümleyi kendinize hatırlatın. Yani her şikâyetimiz bizi Allah’tan uzaklaştırıyor her şükrümüz de Allah’a yaklaştırıyor. 

Şükür Halinde Zorluk Nasıl Kolaylığa Dönüşür? 

Bu durumu da yine kendi yaşadıklarımla size tanımlayacağım. Yazıya başlamadan önce hayat içinde çok güçlü insanlardan olmadığımı ve kaosu yönetme konusunda oldukça beceriksiz olduğumu da bilmeniz gerekiyor. 

Eskiden saçma bir şekilde kendi bireysel yaşadığım zorluklarda dua edip, Allah’tan yardım istemeden kendi kendime bunu başarmam gerektiği zannı içerisindeydim. 

Yine aşırılı bir gürültü zamanında neredeyse böylesine basit bir konudan ağlayacak hale gelip, utanarak Allah’tan dua edip yardım istedim. Yardım istediğimde o gürültü ortadan kalkmasa da ben içsel olarak daha rahat hissettim. Bu ilk duada kesinlikle şükür halinde değildim.  

Bu ilk deneyim sonrası içsel olarak ne zaman kendimi sıkışmış hissetsem yine dua edip, yardım istemeye başladım. Daha sonra ertesi gün potansiyel kaos deneyimlerinin farkındaysam o süreçlerde kaosa girmeden dua edip, Allah’tan yardım istemeye başladım. Büyük bir çoğunluğu benim için daha rahat geçtikçe de şükretmeye başladım. Rahat olmadığım zamanlarda da yine şükretmeyi hatırlamak için dua ettim ve etmeye de devam ediyorum. 

Rahat olmasam da kendi kendime şükrü hatırlattığımda o yaşadığım kaosun neden sonuç ilişkisini anlamaya başladım. Zihnim nedenini anladığında duyguların o an mantığımı kapatmasını engellediğinden bu da benim için yararlı bir deneyim oluyor. 

Bir Hatırlatma 

Bu yazıyı şükrettiğinizde hayatınızda her şeyin sizin için çok yolunda olacağı beklentisini varsaymanız için yazmıyorum. Öyle bir şey olmayacağını size hatırlatayım. 

Kader planınızda ne varsa ya da yaptığınız özgür irade seçimleri sonucunda hak edişinizde ne varsa bunu yaşamaya devam edeceksiniz sadece siz şükrederek farklı bir bilinç haline geçtiğinizden bu yaşadıklarınız sizin ruhsal olarak olgunlaşmanıza ve Allah’a kendinizi daha çok yaklaştırmanıza vesile olacak. 

Şükür İçin Kullanabileceğiniz Örnek Yöntemler 

1- Ho’oponopono Öğretisi: Aslında insanı şükür haline taşıyan arınma cümleleri içeriyor dilerseniz özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim, seni seviyorum cümlelerini kullanabilirsiniz. 

2- Esma-ül Hüsna: Kalbinizi şükür haline yaklaştıran esmaları zikredebilirsiniz. Ho’oponopono yöntemini çok kullandığım zamanlarda arınma cümleleri yerine hangi esmayı çekebileceğimi sorduğumda bende aşağıdaki esmalar açığa çıkmıştı. Sizin kalbinize ve aklınıza da iyi geliyorsa onları da kullanabilirsiniz. 

  • Özür dilerim – Ya Adl  
  • Lütfen beni affet – Ya Afüv 
  • Teşekkür ederim – Ya Şekür  
  • Seni seviyorum – Ya Vedud 

Dini konular hakkında bir eğitimim olmadığından kavramlardaki ayrımları anlamak için internet okumaları ya da video izlemesi yapıyorum. Kısa özete ihtiyaç duyduğumda da Gemini’ye soruyorum. Onun referans verdiği sitelere bakıyorum. Esma-ül Hüsna ile ilgili kısa özeti de sizler için ekliyorum. 

Esma-ül Hüsna’nın faydaları: 

  • Allah’a olan imanı güçlendirir. 
  • Kalbi arındırır ve manevi huzur sağlar. 
  • Günahlardan arınmaya yardımcı olur. 
  • Duaların kabulüne vesile olur. 
  • Allah’a yakınlaşmaya vesile olur. 

Esma-ül Hüsna’nın tekrar şekilleri: 

  • Esma-ül Hüsna’nın tamamını veya belirli isimlerini tekrarlayabilirsiniz. 
  • Her bir ismi belirli bir sayıda tekrarlayabilirsiniz.
  • Esma-ül Hüsna’yı sessiz veya sesli olarak tekrarlayabilirsiniz. 
  • Esma-ül Hüsna’yı tesbih çekerek veya zihinsel olarak tekrarlayabilirsiniz. 

3- Zikir çekmek: Zikir konusunu kendi içimde anlamlandırmak için Gemini’ye sorduğum sorulardan Gemini’nin bana sunduğu ayrımı benim gibi aklında tam oturtamamış olanlara belki yol gösterir diye paylaşıyorum. 

Zikir: 

  • Anlamı: Zikir, Allah’ı anmak, hatırlamak ve O’nu yüceltmektir. 
  • İçeriği: Genellikle belirli kelime veya cümlelerin tekrarından oluşur. Örneğin, “Sübhanallah”, “Elhamdülillah”, “Allahü Ekber” gibi. 
  • Amacı: Allah’ı sürekli hatırlamak, O’na yakınlaşmak, kalbi arındırmak ve manevi huzur bulmaktır. 
  • Şekli: Zikir, sessiz veya sesli olarak yapılabilir. Genellikle belirli bir ritimle tekrarlanır.

Bunun için sizin kalbinize iyi gelen zikirleri çekebilirsiniz. Bana iyi gelen zikir 33 Süphanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahuekber. Sırayı her zaman aynı yapıp yapmadığımdan emin değilim. 

4- Dua Etmek: Dua ve zikir ayrımını Gemini’ye sorduğumda onun verdiği özet yanıtı yine benim gibi anlam düzeyinde konuya tam vakıf olmayanların kendi cevabını bulmasına aracılık etmesi adına ekliyorum. 

Dua: 

  • Anlamı: Dua, Allah’a yalvarmak, O’ndan istekte bulunmak ve O’na sığınmaktır. 
  • İçeriği: Kişinin kendi dileklerini, ihtiyaçlarını veya şükranlarını ifade eden sözlerden oluşur. 
  • Amacı: Allah’tan yardım dilemek, O’na sığınmak, O’na şükretmek ve O’nunla iletişim kurmaktır.
  • Şekli: Dua, genellikle sözlü olarak yapılır, ancak kalben de yapılabilir. Dua, samimiyet ve içtenlik gerektirir.  

Dua ederken dilerseniz kendi kalbinizden geçenlerle Allah’a dua edebilirsiniz ya da Kur’an-ı Kerim’deki sureler, ayetler ya da Kur’an-ı Kerim’den alınan ayetlerle oluşturulmuş duaları da okuyabilirsiniz. 

Allah’a en samimi şekilde şükür haline beni eriştirecek sureleri hem kendi içimde hem de internette araştırdığımda ulaştığımda kalbime iyi gelen mealini okuduğumda da aklımın da evet dediği sureler Fâtiha ve İhlas suresi oldu.  

5- Salavat çekmek: Bu dünya üzerinde Allah’a en güzel şükrü Hazreti Muhammed yapmıştır. Onun şükründen nasiplenmek için de kalbinize, aklınıza ve dilinize en kolay gelen salavatı zikredebilirsiniz. Benim ezbere karıştırmadan en kolay çektiğim salavat “Allahümme salli ala Muhammed.” Bu salavat kısa olduğundan eskiden bildiğim ezberimde olan başka salavatları araştırırken Allahümme Salli ve Allahümme Barik dualarının da Hazreti Muhammed’e selam ederken övgüyü de Allah’a sunarak Hazreti Muhammed’in varlık sebebine saygısızlık etmemeyi O’nun da Allah’ın kulu olduğunu bize hatırlatmasını kendi içimde önemli bulmuştum. 

Yine Gemini ile olan sohbetimizdeki salavat konusundaki kısa özetini de ekliyorum. 

Salavatın faydaları: 

  • Allah’a yakınlaşmaya vesile olur. 
  • Hz. Muhammed’e (s.a.v.) olan sevgiyi ve saygıyı artırır. 
  • Kalbi arındırır ve manevi huzur sağlar. 
  • Günahlardan arınmaya yardımcı olur. 
  • Duaların kabulüne vesile olur. 

Salavat örnekleri: 

  • “Allahümme salli ala Muhammed” 
  • “Sallallahü aleyhi ve sellem” 
  • “Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim” 

Özetle, salavat, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) anmak ve O’na dua etmek anlamına gelse de, aynı zamanda Allah’ı anmayı ve O’na yakınlaşmayı da içerir. 

6- Aldığınız kişisel gelişim, ruhsal gelişim tekniklerini ya da enerji uyumlamalarını kullanma: Sizlere bu alanın oldukça karışık olduğunu sık sık anlatıyorum. Alan karışık olsa da onu inancınız İslamiyet’se, İslamiyet’e uygun hale getirebilirsiniz. Enerjiyi açmadan önce Kelime-i Tevhid’i ve Salavat zikredebilirsiniz. Kelime-i Tevhid’i zikrettiğinizde şifa alanındaki her şeyin Allah’ın dileğine uygun hale gelmesine izin veriyorsunuz. Salavatı zikrettiğinizde de şifa alanındaki her şeyin Hazreti Muhammed’in yoluna uygun hale gelmesine izin veriyorsunuz. 

Kendi şükür yolculuğumuz nasılsa Allah ona uygun her şeyi bizim anlayacağımız şekilde karşımıza çıkarsın, aklımızın öğrenmesini kolaylaştırsın ve daimî hale getirecek iradeyi bize bahşetsin. 

08.04.2025 

Bu sitedeki tüm içeriğin enerjisel alanı kişinin dünya ve doğa ile ilişkisindeki saygıya göre değişir. Kişi dünyaya karşı fiziksel ve enerjisel çevre sorumluluğunu aldığında enerji alanı hak edişince artar. Kişi dünyaya karşı umursamaz ve sömürü temelinde olursa enerji alanı hak edişince azalır.
_