İçeriğe geç

Ülkemizden Dünya’ya AŞK Şifası- Yaşam Hikâyesi

  • 5 ay önce
  • 8Dakika
  • 2197Kelime
  • 127Görüntülenme

Ülkemizden Dünya’ya AŞK Şifası – Yaşam Hikâyesi

Milli ve dini değerlerin ortaklaşa hatırlandığı günler bana her zaman mutlaka fayda sağlar. Bugünler sadece bana değil başkalarına da güzellikler sağlıyormuş. Beyhan Hanım 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili yaptığım meditasyonları bir araya getirmemi önermişti. El ele vererek yaptığımız şifa alanı ile ilgili kendi deneyimlerini 3 Eylül 2025 Mevlid Kandili’nde yazdığım yazılardaki ya da videolardaki içeriklerle ortak deneyimini paylaşınca mutlu oldum. Mutlu olma nedenim sezgisel olarak tanımladıklarımın başkaları tarafından da benzer şekilde anlaşılmış olması. 

Yazıyı okurken beslenme bağımlılığının kendi hayatındaki bağının farkındalığını bizimle paylaşması aklıma ve kalbime iyi geldi.

Yazıya bahsi geçen videoların ve yazıların linkini yapmak isteyen olursa diye ekledim. 

Merhaba Yasemin Hanım  

Türkiye Cumhuriyeti’nden Dünya’ya Şifa Meditasyonlarından sonra bende yaşanan açılımlarla ilgili bugün yaşadığım ufak bir deneyimi sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım eğer paylaşacak olursanız Allah’ın razı olduğu şifaya ilahi zamanda vesile olması dileğiyle… 

Birkaç gündür yangınlarla alakalı çok haber görüyordum. Orman yangınları maalesef olağan hale geldi ama bu yaz hiç olmadığı kadar fabrikalarda patlamalar vs. meydana geldi. Yine öyle bir haber gördüm sonra zaten birkaç gündür yapacaktım, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü Şifası meditasyonunu yapmak beni çok mutlu ediyor. Onu açıp uzandım aklımda da yangınlar vardı. Meditasyonda Kâbil programını büyüten insanlara ve hür iradesiyle dünya gezenini yok edecek eylemlerde bulunmayı tercih eden insanlara oluşturduğum onların tekâmülüne hizmet etmeyen programlar ve enerjiler arındırıldı. Benim için bu alanın benim hayatımda sıkışıklık yaratma sebebi şuymuş; ben bu tarz insanlarla karşılaştığımda bilinçaltı düzeyde benim hayatımı tehdit ettiğini bildiğim için korktuğumdan dolayı ya bu insanları yargılıyormuşum ya da aksine eğer bu kişilerle yakınsam onları inşallah dönüşürler diye çok yoğun bir koşullu sevgi bombardımanına tutabiliyormuşum. Buradaki amaç gerçekten onların iyiliğini istediğimden değil, onlardan gelecek zararlara karşı kendimi hayatta tutabilmek amaçlı tamamen egomun oluşturduğu bir programmış. Yani onları dönüştürmek maksatlı ya istemedikleri düzeyde sevgiye boğduğumu ya da mücadele edemediğim zamanlarda dünyada bu programı büyütenlere beddua vs. pek hoş olmayan programları yönlendirdiğim zamanları gördüm. Yangınların artmasını da zaten siz de yazmıştınız ülkece bizim sürekli birbirimize yönlendirdiğimiz ışık olmayan benzer programların artması sonucu olarak algıladım yine. Benden çıkan enerjilerin gerçekten Kâbil programına sahip ama bunu dönüştürme ihtimali olan insanların tekamülünde kendi ailem ve ölmüş atalarım da dahil çok büyük durdurucu bir etki yarattığını fark ettim. Bariz bir şekilde herhangi bir beddua ya da lanet yönlendirmiyor olsam bile zihinsel olarak onların yaptıklarından razı olamama hali, fark etmeden de olsa bilinçaltı düzeyde sürekli onları eleştirmeme ve bu durumda ufak çaplıda olsa kendimi onların yaptıkları şeylerin benzerini yapacağım deneyim alanlarına hapsetmeme sebep oluyormuş. Ta ki cidden onlarla aynı ruh hali, duygu durumu ya da bilinç seviyesine gelip ya da benzer şeyler yaşayıp benzer tepkiler vererek yaptıklarını eleştirmeyi bırakana dek. Bu da ne kadar sevgide kalmayı seçsem de bazen neden öfkeyle aynı kaos döngülerine girdiğimi açıklıyor. Çünkü hür iradesiyle öfke ve diğer negatif programları hayırlı amaçlar için kullanmayan kimseleri nasıl böyle olurlar, nasıl bunları yapabilirler diye eleştiriyormuşum sürekli.  Sonra meditasyonda bu programları kullanıp büyütenlere yönlendirdiğim koşullu sevgi ya da diğer tüm yargıların yerine ilahi izinli olduğum kadar koşulsuz sevgi yönlendirmeyi seçtim. Bir süre sonra benim kendi Kâbil programım açıldı. Kendime ve aileme yedirip içirdiğim tatlıları, börekleri, çörekleri, hazır gıdaları, yüksek şeker, karbonhidrat vs. zararlı katkı maddeleri içeren yiyeceklerin olduğu anları gördüm. Bence gizli intihar ve bağımlılık programları da altında yatan tetikleyici sebep ve duygulara istinaden Kâbil programı ile bağlantılı. Bizim ailecek bunları tüketmemizin altında yatan sebepleri, tatlı ya da zararlı madde bağımlılıklarının sebeplerini zaten dün gece rüyamda görmüştüm. Biz masada bunları yiyip içip kendimizi hasta ederken gerçek hayatta bir vefat etmiş yakınlarımız oturmuş bizi izliyordu. Benim yiyeceklerle özellikle tatlılarda kurduğum bağımlık programı sebebiyle dolaylı yollardan hayatıma dahil ettiğim gizli intihar ve Kâbil programlarımın altında yatan ana sebepler yas, sevdiklerini kaybetme korkusu, ölümün hakikatini idrak edememek dolayısıyla hem öfke hem hüzünmüş. İnşallah benimle bilerek bilmeyerek aynı şeyleri yaşayan ve şifa dileyen herkes hak ettiği şifaya hak edişinde olan kolaylıkla ulaşır. Sonra bu anlara da koşulsuz sevgi enerjisini yönlendirirken meditasyon bitti ama ben yine de kendi varoluşumu arındırmaya devam etmek istedim ve alanıma Tanrıça Gaia’nın aydınlık formunu davet ettim. Ben meditasyonda olan şeyleri kendimce zihinsel olarak ona aktarmaya çalışırken o beni birden Türkiye Cumhuriyeti’nin ana programı olan AŞK’a bağladı ve oradan zihinsel olarak algılayamadığım pek çok aktarım gerçekleştirdi. Algılayabildiğim kadarı ile Cumhuriyetimizin ana program olan AŞK kendi içinde pek çok alt programı barındırıyor. Vicdan, merhamet, sevgi ve kardeşlik bilinci benim o an algılayabildiklerim oldu. Belki de bunlara ihtiyacım olduğu içindi. Bu enerjilerle birlikte benim varoluşumu biraz şifalandırdık. Sonra ne oldu da bunlar oldu diye düşünürken bugün Mevlid Kandili olduğunu ve bu şifayı hak etmeme en büyük etkenin bugüne kadar hiç hissetmediğim düzeyde daha evvel özellikle Kâbil programını büyütmüş insanlara karşı açığa çıkarabildiğim gerçek sevgi olduğunu anladım. Benim gönderdiğim sevgi varoluşta nereleri arındırdı bilemem ama sonra şöyle bir mesaj aldım. Ülkemizin ana programı olan AŞK biz onu hak ettiğimiz ve samimi olduğumuz her an bize inanılmaz güzel mucize kapıları açıyor. Hatta en son sizin yaptığınız Türkiye Cumhuriyeti’nden Dünya’ya Şifa meditasyon listesi bizim ana programımızda olan AŞKı daha da saflaştırmamıza ve Dünya planı ile de paylaşarak hem kendimiz için hem de dünya ve insanlık planı için onu daha da büyütmemize vesile oluyormuş. Ben bu hafta Filistin’e yardım için giden filoların kaderlerinde varsa sağ salim ulaşabilmeleri için çok dua ediyordum. Bir başkasının acısı için şifa dileyebilmek bizim kendi acımızı da kolaylık ve sevgi içinde sağaltmamıza vesile oluyormuş. Burada ülkemizin ana programı olan AŞK hem kendi tek başına hem de taşıdığı tüm alt programları ile bence bizim en büyük destekçimiz. Dolayısıyla onu dünyaya yaydıkça o bize katlanarak geri geliyor. En son böyle yoğun bir sevgi akışını o listedeki 23 Nisan’ da yapılan Sevgi ve Neşe meditasyon kaydını yaparken hissetmiştim.  Çünkü orada da hayatımda ilk defa Osmanlı Devleti’ne karşı olan yargılarımı şifalandırıp tamamen sevgiyi hissedebilmiştim. O zaman bunu yapmanın benim hayatımda yaşadığım pek çok zorluğun şifalanması için kapılar açacağını, kendi aile ilişkilerimde de pek çok şeyi değiştireceğini bilmiyordum. Türkiye’de doğup büyümek bana ihtiyacım olan her şeyin, aslında kaçıp arkamda bırakmak istediğim kaosun içinde gizlendiğini gösterdi. Orada pek çok mucize ve güzellik yatıyor yalnızca onu sevgiyle aralayıp açmayı bilmek gerek. Bu bana Şeyh Galip’ in şiirlerinden sevdiğim bir alıntıyı hatırlattı bugün. “Gerçi virane bir halde de olsan tılsımlanmış bir hazinesin sen.”  

Bir başkasında rahatsız olduğumuz her şeyden bir nebze olsun bizde de var. Sabah silah denemeleri yapan devletleri, yangınları eleştirirken akşam benim tüketilmesine vesile olduğum yiyeceklerin dolaylı yollardan da olsa sevdiklerimin rahatsızlanmasına vesile olduğunu öğrendim. Ne zamanki bize gölgelerimizi ve kendi karanlığımızı yansıtan herkesle olan kavgamızı bitirip samimiyetle o karanlığı şifalandırıp dönüştürmeye niyet edeceğiz o zaman Allah’ın bize sunduğu mucize ve kolaylıklarla arınıp dönüşmeyi başarabileceğiz ve ülkemizin ana programındaki Aşk enerjisini aktive edip hem kendimizi hem dünyayı aydınlatmış olacağız. Bu akışın Mevlid Kandili’nde olmasını tesadüf bulmuyorum. Bütün bunları başarabilmekte bence en büyük yardımcı etken ve rehber sevgili Peygamber Efendimizin insanlığa öğretmeye çalıştığı merhamet ve affetme bilgeliği olsa gerek. Çünkü akışın en sonunda aldığım mesaj şöyleydi. Genel olarak AŞK’ın ama özellikle de cumhuriyetimizin ana programı olan AŞK’ın hem bu ülkede hem de dünyada yaşayan bütün insanlara değerini bilmediğimiz en büyük hediyelerden biri olduğunu, sadece sevgi saygı ve hoşgörü çerçevesinde bile yaşam sürmeyi başarabilseydik eğer, çoktan o enerjiyi hem ülkemizde hem de insanlık ve dünya planında aktive ederek toplu yükselişi gerçekleştirebildiğimiz ve bambaşka bir gerçeklikte yaşıyor olabileceğimiz ihtimalini öğrendim. 

Sanırım bunun önündeki en büyük durdurucu programlardan biri de dedikodu ve önyargı programıymış. Bunu da öğrendikten sonra akış bitti ve sayfanızdaki dedikoduyla ilgili yazıyı okuyarak o enerji ve programları da elimden geldiğince temizledim. Bugün bu güzel akışı hak etmeme vesile olan en büyük etken savaştaki masum insanlar için dua etmek ve dünyada insanların bunları yaşamasına sebep olan programları yayıp büyütenlere yargılarımı bitirmek, izin verdikleri ve hak ettikleri ölçüde artık dönüşmek isteyenleri de tekâmülde sevgi ile desteklemek oldu. Çünkü kendi içimizdeki Kâbil’i sıfır noktasına kadar sevip dönüştürmeden bir başkası her zaman bize onu aynalamakla yükümlü olacak. Bende tüm bu yaşanan açılımlar sonucunda bundan sonra meditasyonlarınızı yaparken, dua, enerji çalışması, özellikle de Türkiye için hazırladığınız listedeki meditasyonları yaparken ilahi olarak izinli ve görevli olduğum kadarı ile dünyadaki aktif ve pasif savaş bölgelerine de şifa olmasına niyet etmeye karar verdim. İnanıyorum ki bu güzel günde AŞKı paylaşmak, bunun için adım atmak ve her zaman bir başkasının acısına izin verdiği kadarı ile sevgiyle destek olmak benimkinin dolayısıyla “bizimkinin” iyileşmesine vesile olacak. Allah’ın izniyle ormanlarımızın yanmadığı, Anadolu’nun hayır ve şifa kapılarının birin bütünün hayrı ve selameti için kolaylık, güzellik, rahmet, merhamet içinde açılıp o güzel enerjilerin hak edenlerin kalplerine kolaylık ve güvenlik içinde aktığı, birlik beraberlik, barış içinde ışıl ışıl mutlu huzurlu sağlıklı günlerimizin olması ve Mevlid Kandili’nin mucizesinin ve Peygamber Efendimizin aydınlık rehberliğinin bizim ve dünyanın hayrına olanı her birimizin hak edişinde olan ne ise onunla kolaylık ve afiyet içinde nasip etmesi dileğiyle. Açtığınız, vesile olduğunuz tüm şifa kapılarına ve emeği olan tüm insanlara çok teşekkür ederim. Varoluş boyunca hepimizin, belki de atalarımızın arasında her ne olmuş olursa olsun bugün Cumhuriyet çatısı altında yaşayan insanlar olmak bizim en büyük zenginliğimiz. Bence bu varoluş boyunca bütün Mezopotamya ve büyük ölçekte Dünyamız için geçerli. Geç olmadan idrak etmesi gereken herkesin sevgiyle idrak etmesi, barış ve sağlık içinde özdeki AŞKı hatırlaması dileğiyle. 🙏🏻❤️🤍 

Yaşam Hikâyelerine göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

04.09.2025