• 9 ay önce
  • 4Dakika
  • 868Kelime
  • 22
 

Kayıtlarımız ve Yaşam

Çok meraklı biri varmış. Bu meraklı kişi daha önceden bildiği 3 kişiye gidip teker teker “bir konuyu netleştirmem için bana yardımcı olur musun?” demiş. Bu insanlar birbirlerini tanımıyorlarmış.

Yapacağı çalışmanın olabildiğince bağımsız koşullarda olmasına özen gösteriyormuş. Her biri ile ayrı zaman için randevulaşmış. Yapacağı çalışma aslında oldukça basitmiş. Yardımcı olacak kişinin gözlerini bağlayıp ona bir mandalina verecek kişi görme dışında tüm yetilerini kullanarak elinde bulunan nesnenin ne olduğunu bilecekmiş.

İlk arkadaşı pazartesi günü gelmiş, ne yapacağını anlatmış ve gözlerini bağlamış. Mandalinayı eline alan arkadaşı önce dokunmuş, sonra koklamış daha sonra da soyup bir tane ağzına atmış. Sonra gülerek “bir sır gibi sakladığın çalışma mandalinanın ne olduğunu bana sormak için miydi?” demiş. Arkadaşının bu çalışmadaki süresini kaydedip, gözlerini açmış. Arkadaşı “biliyorsun mandalina benim en sevdiğim meyve bilmemem çok garp olurdu. Neden beni seçtin ki?” demiş. Çalışmayı yapan “senden perşembe gününe kadar beklemeni talep ediyorum. Yine aynı saatte gelir misin?” demiş. Arkadaşı da bu olanlara bir anlam veremese de “peki” demiş.

Salı günü diğer arkadaşı gelmiş. Yine aynı şeyleri yapmış. Sonra beklemeye başlamış. Arkadaşı mandalinaya önce dokunmuş, yüzeyinden emin olmaya çalışmış. Sonra koklamış evet kokusu tanıdıkmış ama tam olarak ne olduğunu anlayamamış. Soymuş, soyarken çıkan kokuyu yeniden içine çekmiş aklından bir fark var bu kokuda diye geçirmiş. Soyduğu mandalinadan bir kaç dilim yemiş ve sonrasında “sanırım bu mandalina” demiş. Çalışmayı yapan yine süreyi kaydetmiş. Süre oldukça uzamış yaklaşık 20 dakikaymış. Bu konu ile arkadaşından bilgi alabilmek için çalışma sırasında olanlarla ilgili düşüncelerini kendi ile paylaşmasını istemiş. Arkadaşı “ilk dokunduğum anda kabuklu ve soyulabilir bir yiyecek tuttuğunu anladım. Ama çok karşılaştığım bir şey değildi. Onun için iyice dokundum belki de çok eskilerden bildiğim bir şeydir diye. Sonra kokusu bana portakalı anımsattı. Ama daha önce hiç bu kadar küçük portakal yememiştim. Sanırım olamaz dedim. Soymaya başladığımda emin oldum. Çünkü portakal elle bu kadar kolay soyulmuyordu. Kokusu belki bir şeyler çağırıştırır diye kokusunu içime çektim. Yine hatırlayamadım. Tadına bakınca tat tanıdık geldi. Ama ne olduğunu hatırlayamıyordum. İkinci dilimi yerken hafızamı biraz daha zorladım. Bunun mandalina olabileceğini düşündüm.” demiş. Çalışmayı yapan, arkadaşına “bunu bulman neden bu kadar uzun sürdü?” demiş. Arkadaşı “ben mandalinayı hayatımda sadece bir kere yedim. Sanırım bilgi eşleştirmesini ondan bu kadar zor yapabildim.” demiş. Arkadaşına “bana yardım ettiğin için teşekkür ederim, perşembe günü yeniden burada aynı saatte buluşabilir miyiz?” demiş. Arkadaşı ile yeniden görüşmek üzere anlaşmışlar.

Çarşamba günü üçüncü arkadaşı gelmiş. Yine daha öncekileri yapmış ve beklemeye başlamış. 1 saat sonunda arkadaşına “herhangi bir tahminin var mı?” demiş. Arkadaşı da “hayır, ne olduğunu bilemiyorum” demiş. Gözlerini açmış ve ona elinde olan bu nesnenin mandalina olduğunu dilerse tadına bakabileceğini söylemiş. Bu arkadaşına da yarın gelip gelemeyeceğini sormuş. Arkadaşı da gelebileceğini söylemiş.

Perşembe günü dört kişi bir araya gelmişler. Herkes birbiri ile tanışmış. Kendilerinden yardım isteyen bu arkadaşının ne söyleyeceğini merak ediyorlarmış. Çalışmayı yapan kişi; “Merak ettiğim eğer bir kişi bir konu hakkında konuşabiliyorsa konuştuğu şeyi biliyor olmalı diye düşünüyordum. Önce çalışmayı elma ile yapmayı düşündüm, sonra benzer grubu olan başka bir meyve olsun diye düşünürken aklıma mandalina geldi. Son aşama için mandalinayı en çok seven birine, mandalinayı çok az bilen birine ve mandalinayı hiç bilmeyen birine ihtiyacım vardı. İnsanların konuşmalarını ve onları gözlemlemeyi severim. Sizinle yaptığım sohbetlerden bunu hatırladım. Tahminim de yanılmadım. Evet, mandalina diyebilmem için mandalinayı bilmem gerekiyordu. Yardımınız ve sabrınız için teşekkür ederim. Haydi şimdi mandalina yiyelim.” demiş.

Bu uydurduğum hikayedeki gibi bir bilgiyle ilgili söz söylemek için ya konuya tamamen hakim olmalıyız ya da çok az da olsa yollarımız kesişmiştir. Biri hakkında bir yargımız varsa o yargı yaptığımız özellik mutlaka bizde de vardır.

 
01.01.2015
 

You may also like