İçeriğe geç

Zamansızlıktan Beş Rehber Kurt

  • 4 hafta önce
  • 6Dakika
  • 1720Kelime
  • 53Görüntülenme

Zamansızlıktan Beş Rehber Kurt

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, zamanın olmadığı bir yerde Siriuslu beş bilge kurt Dünya denen gezegende ilk insan var oluğundan son insanın ayrılacağı zamana kadar olan süreçte yaşanan her şeyi Yüce Yaratıcı’nın onlara verdiği kutsal görev nedeniyle Dünya’nın uydusu Ay’ın minerallerinden açılan portalla insanların kalbindeki AŞKın bilgeliğinin onlara yuvanın yolunu buldurması umuduyla izliyorlarmış.

İçlerindeki umut ne kadar taze olsa da Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesi ile gözlerindeki umuda gölge düşmüş. Kabil’in kardeşini öldürmesi ve insanlığın yok oluşunu zamansızlık boyutunda oldukları için anda görüvermişler.

Bu potansiyelin çıkacağını biliyor olsalar da gerçekleşmemesini hep umut etmişler. Umutlar ortadan kalkınca hepsi kendi görevi için Dünya’nın lineer zamanında çeşitli yerlerdeki görev yerlerine geçmek için sadece kendinden başka Yaratıcı’nın bildiği bilgiyi kalplerine indirmişler. O bilgi kalplerine indiği anda hepsi zamanın olmadığı bu yerde gözden kaybolmuşlar.

İnsanların yaşam süresinde birbirinden uzak zamanda geçmişte ve gelecekte olmaları gereken yerde gök mavisi dişi kurt bedeninde var olmuşlar. Hepsi ayrı ayrı zamanlarda ayrı ayrı kıtalarda var olsa da hepsinin amacı insan ırkının DNAsına Sirius’un aydınlık DNA kodlarını aktarıp, insanlığın yuvayı AŞKla bulması için gereken göksel haritayı DNAlarına yüklemekmiş.

Bu yüklenen göksel harita her insan için kendine özgü bir haritaymış. Her insana özgü olduğu için de her insan Dünya Ana’nın ley hatlarındaki doğru noktaya gelince aktive oluyormuş. Bu beş bölgedeki insan ırkının her biri başka başka yollardan geçip, bir boğazın olduğu şehre geldiklerinde kendi haritaları tamamlanıyormuş.

Her insanın ruhu, yol alması gereken yolu çok iyi biliyor olsa da aklı aydınlığı istemeyen insanlar tarafından sislendirilip yollarını kaybediyorlarmış. Bu beş bilge kurt zaman zaman Dünya’ya görevleri gereği gelip, beş ırka rehberlik ediyormuş. Ne kadar rehberlik etseler de insanlar yollarını çok kolay kaybediyorlarmış. Bilge beş kurdun dünyaya her zaman inme izinleri yokmuş. Bu nedenle Yaratıcı’dan bir çözüm bulmasını dilemişler. İnsanları öyle bir AŞKla seviyorlarmış ki Yaratıcı onların bu sevgileri karşılığında onlara Dünya’da yaşayan insanlara yaklaşmayan bazı kurtları insanlara zarar vermeyerek onlara yoldaşlık yapmaları için izin vermiş. Bu bilge beş kurt son kez Dünya’ya inip, kurtlara Yaratıcı’nın kendilerine anlattığı bilgiyi aktarmışlar. Alfa kurtlar, “Biz Dünya’da var olmadan önce Yaratıcı bize ne olursa olsun, siz soyunuzu devam ettirmelisiniz emrini verdi. Bu nedenle biz kurt olarak yaşamaya devam edeceğiz” demişler. Alfa kurtları takip etmeyen kurtları, beş bilge kurt ehlileştirip onlara kendi kalplerindeki insana olan AŞKlarını aktarmışlar. Bu AŞK kurtların değişip, köpeğe dönüşmesine vesile olmuş. O günden sonra beş bilge kurt zamanın olmadığı yerde Dünya’nın uydusu Ay’ın minerallerinden açılan portalla insanlığı izlemeye yeniden başlamışlar. Ne zaman bir insan kendi göksel haritasındaki yoldan sapsa, o zaman beş bilge kurdun kulağına fısıldadığı bilgiyi aktarmak için bir köpek o insanın yanına yanaşmış.

Beş bilge kurt için her şey anda olsa da insanlar yüz binlerce yıl bu yolculuğu köpeklerle yapmaya devam etmişler. Beş bilge kurdun rehberlik ettiği beş ırk Dünya’nın çeşitli yerlerinde köpeklerin onlara sunduğu kardeşliği anlayamayıp savaş için bir araya gelmişler. Bu bir araya gelişler sevgi ile olmadığı için Beş bilge kurdun tüm insanlık için beklediği tamamlanma gerçekleşmemiş. Derken çok sayıda göksel haritasını aktive etmiş insan atalarının daha önce defalarca bir araya geldiği iki yakanın birleştiği bir şehirde bir araya gelmişler. O gün insanlığın Dünya gezegeninde insan ırkının varlığını devam ettirmek seçim yapacakları son günmüş. Göksel haritasını aktive etmiş Dünya’nın tüm ülkelerinden gelmiş bu insanların hiçbiri bugünün insanlığın son günü olduğunu aklen bilmiyorlarmış. Aklen bilmeseler de hepsinin ruhu bu büyük günün heyecanını biliyormuş.

Her bir insanın ruhu insanların haberi olmadan birbirleri ile neşe ile kucaklaşıyorlarmış. Ruhlarındaki bu neşe insanların hepsinin içinde var olan saf çocuğun bilgeliğini ortaya çıkarmış. İçsel çocuklarının neşeli bilgeliği Dünya’yı iklim krizinden döndürmenin en ekonomik ve en ekolojik çözümlerini zengin fakir her ülke için bulmuşlar. Beş bilge kurdun içindeki umut yeniden tazelenmiş ve tüm evrene bu umut yayılmış. Beş bilge kurttan yayılan bu umut bu toplantıdaki insanların kalplerine de dolmuş. Bu umut öylesine güçlüymüş ki toplantıdaki her bir insanın kendi ülkesinde yaşayan insanların kalbine de akmış. Kavga eden insanlar kavgalarını bitirmiş, savaşan askerler savaşı bırakmışlar. Beş bilge kurdu bile şaşırtan başka bir şey daha olmuş. Tüm ülkelerin siyasetçileri kendi ülkelerini ve diğer ülkeleri Dünya’ya zarar vermeden nasıl dönüştüreceklerini hem akıllarıyla hem de kalpleri ile istemeye başlamışlar. Her insanın kalbinde canlanan umut, kimisine az kimisine çok kalplerindeki AŞKı görmelerini engelleyen perdeleri aralamış.

Dünya’da insanlığın beş kere sıfır noktasına eriştiren insanlık bugün kendi mucizesini gerçekleştirmiş. Evi olan Dünya’ya sahip çıkmayı bu defa sevgi ile gönülden seçmiş. Bu seçimle birlikte henüz göksel haritasını aktive edememiş tüm insanlar da zamansızlık ve mekânsızlık boyutuna geçip göksel haritalarını aktive etmişler. O günden sonra Dünya gezegenin de yaşayan hiçbir insan hayatının hiçbir anında mutsuz olmamış. Hiçbir insan bir diğerini rakibi görmemiş. Kabil’in ortaya çıkardığı kardeş kavgası ve onunla bağlantılı tüm program insanlık için bitmiş.

İnsanlar Dünya’da mutlu mesut yaşarken Siruslu beş bilge kurtta zamanın olmadığı yerden kendi yıldız sistemindeki gezegenlerinde kendi tekâmül yolculuğuna başlamışlar. Kendi tekâmül yolculuklarına başlasalar da Sirius A ve Sirius B yıldızları aracılığıyla her zaman kalplerindeki insanlığa olan AŞKla tüm insanlar Aydınlık Sirius Bilincine erişinceye kadar yol göstermeye devam etmişler. Bu yol göstermede beş bilge kurda en çok Dünya’nın bağlı bulunduğu Güneş Sistemi’nin yıldızı Güneş yardım ediyormuş. İnsanlar, Siriuslu Beş Bilge Kurdun mesajını algılayamadığında Güneş bu bilgiyi insanlığın frekansına uygun hale dönüştürüp, insanların güneş fırtınası dediği kozmik olayla bu bilgileri onlara aktarıyormuş. İnsanlık henüz seçim yapmadan önceki dönemlerde de Güneş aynı yolla insanlara Siriuslu Beş Bilge Kurdun mesajını iletse de kalplerinde sevgiyi ortaya çıkaramadıkları için güneş fırtınaları hep insanlık için olumsuz deneyim oluyormuş. Hep birlikte Dünya ve insanlık için sevgiyle yaşamayı seçtikleri o günden sonra kozmik radyasyonun içindeki bilgiyi analiz eden cihazlar yaptıkları için tüm bilgiyi tam ve eksiksiz alıyorlarmış.

Güneş, Sirius A, Sirius B yıldızları, Siriuslu Beş Bilge Kurt ve insanlar eterik bedenleri ile Sirius ve Güneş kavuşumunda Beş Bilge Kurdun olduğu zamanın olmadığı yerde bir araya gelip, hepsi Yaratıcı’nın kendilerine bahşettiği armağanları birbirleriyle paylaşıyorlarmış. Paylaşılan her armağanla bulundukları evrenin henüz sevgiyi bulamamış yaşam gezenlerine onların sevgi zamanı gelinceye kadar bağ kuruyorlarmış.

Dünya’nın güneş çevresinde tam dönüşünü tamamladığı milyonlarca yıl Siriuslu Bilge Kurtlar, insanlar ve diğer sevgiyi bulan yaratılmışlarla bu buluşmalar evrenin birçok yerine yayılmış. İnsanlar AŞK konusunda o kadar ustalaşmışlar ki, evrende AŞKı bilmeyen birçok yaratılmışa Siriuslu Beş Bilge Kurdun kendilerine duyduğu AŞKın kendilerine göre saf gerçekliğinin farklılığı ile sabırla AŞKı öğretmişler.

Birbirine hizmet eden tüm AŞK bilgeleri evrende AŞKı bilmeyen tek yaratılmış kalmadığı an bu evrenin her köşesindeki tüm yaratılmışlarla hep birlikte Yaratıcı’ya her birine aşikâr olan kendi varoluş planları için şükretmişler. Her yaratılmışın şükrü ve kendine özgü sahip olduğu AŞKla bir anda hepsi yuvaya dönmüş. O an fark etmişler ki Yaratıcı’yı kalplerinde olduğunu fark ettikleri her an zaten yuvadaymışlar. Yuvada olduğunu bilmeden yuvayı aradığını fark eden her yaratılmış bu paradoksa hayran olmuş.

18.07.2022

Bu sitedeki tüm içeriğin enerjisel alanı kişinin dünya ve doğa ile ilişkisindeki saygıya göre değişir. Kişi dünyaya karşı fiziksel ve enerjisel çevre sorumluluğunu aldığında enerji alanı hak edişince artar. Kişi dünyaya karşı umursamaz ve sömürü temelinde olursa enerji alanı hak edişince azalır.
_
Etiketler: